Zerdüşt'ün Mağarası
Derisi gerilmiş dünyanın
Eli kulağında daha iyi evrenin
Sessizlik gökkubbeyi tırmalar
Duyarım tüm çığlıkları
Tanrıların susadığını
Çölleri emziren kadınların avucunda
Gölgem yarı üryan bir lamba
İzlenirken ışığıyla
Hangi günah böler
Çocukların rüyasını
Kaç yasaklı bir coğrafyadayım
Neden şairler genç ölür
İhtiyar yıldızlar omuzlarında parlarken
Deniz ile zindanı ayıran nedir?
Nedir gece ile Ay’ı ayıran?
Ah ruhum
Kara bir boşluktayım
Dev bir çukurmuş gibi korkutur beni uyku
Ah ruhum
Gördüm kokular ülkesini
Ve geçilmeyen güneşi
Kimse söz etmez
Burada güzellikten
Ah ruhum
Burada acılarım için bile yer yok
Dönerim Zerdüşt’ün mağarasına
Zerdüşt haykırır:
Bir ateş
Aydınlattığı yeri yakmaya başlıyorsa
Bir buz kütlesi olmasını da bilmelidir
Ve kendisini erimeye bırakmalıdır
Daha temiz
Ve daha iyi bir alev oluşsun diye