Yakup Köstekci
@yakupkostekcii
Yakup Köstekçi, Van’ın Erciş ilçesinden çıkan genç bir **şair, yazar, gazeteci ve köşe yazarıdır**. 2 Ocak 2003’te Erciş’te dünyaya gelen Köstekçi, çocukluk yıllarını burada geçirmiş, lise eğitimini İstanbul Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır. Günümüzde edebiyat çalışmalarının yanı sıra gazetecilik, köşe yazarlığı, şiir seslendirmeleri ve çeşitli kültür-sanat faaliyetleriyle ilgilenmektedir. Köstekçi’nin hayatında **Erciş ve Van** önemli bir yere sahiptir. Küçük yaşlardan itibaren edebiyata ilgi duymaya başlayan yazar, zaman içerisinde şiiri yalnızca bir yazı türü olarak değil, kendi hayatını ve duygularını anlatmanın bir yolu olarak görmeye başlamıştır. 12 yaşında Van Depremi’ni yaşayan Köstekçi’nin hayatında bu olayın da önemli bir yeri vardır. Yaşadığı farklı hayat deneyimleri; insan, yalnızlık, aşk, özlem, ayrılık, mücadele, umut ve hayata tutunma gibi konulara yönelmesinde etkili olmuştur. 1000Kitap’taki biyografisinde de hayatındaki zorlu süreçlerin yazarlığı üzerindeki etkisine yer verilmektedir. Kendisinin edebiyata verdiği anlam yalnızca kitap yayımlamakla sınırlı değildir. Bir röportajında edebiyat dünyasına girmeden önce hayatı daha anlamsız gördüğünü, sonrasında ise kitaplara, şiire ve yazmaya daha güçlü biçimde bağlandığını ifade etmiştir. ### İlk kitabı: *Cennetim Olur Musun?* Yakup Köstekçi'nin edebiyat dünyasına attığı ilk önemli adım **“Cennetim Olur Musun?”** adlı şiir kitabıdır. Kitap, 2024 yılında Herdem Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eser, Köstekçi'nin özellikle aşk, sevgi, özlem ve duygusal bağlılık etrafında şekillenen şiirlerini bir araya getirmektedir. Kitabın yayımlanması, genç yazarın kendi adıyla edebiyat dünyasında yer edinmeye başladığı dönem açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Köstekçi'nin şiirlerinde genellikle doğrudan ve anlaşılır bir dil dikkat çeker. Duyguyu fazla dolandırmadan okuyucuya ulaştırmaya çalışan bir anlatım anlayışı vardır. Aşk kadar ayrılık, unutamamak, beklemek ve geçmişe dönüp bakmak da şiirlerinde kendine yer bulur. Köstekçi'nin ikinci kitabı **“Merhemim Değilsen Yarama Yanaşma”**dır. Eser Ateş Yayınları tarafından yayımlanmış ve 198 sayfalık bir kitap olarak kataloglanmıştır. ( Bu kitap, ilk eserinden farklı bir çizgi taşır. Yalnızca şiir merkezli bir çalışma olmaktan ziyade **hayat tecrübeleri, insan ilişkileri, kırgınlıklar, mücadele, sevgi, korkular ve hayata dair düşünceler** etrafında şekillenen bir anlatı sunar. Kitabın isminde bulunan “merhem” ve “yara” kavramları da Köstekçi'nin yazarlığındaki önemli bir yaklaşımı yansıtır: İnsanların birbirlerinin yaralarına dokunmadan önce birbirlerini anlamaları gerektiği düşüncesi. Eserde okuyucuya doğrudan seslenen, zaman zaman öğüt veren, zaman zaman da yaşanmışlıklardan hareket eden samimi bir anlatım görülür. Kitabın sonunda da hayat karşısında korkulara rağmen mücadele etme düşüncesi öne çıkar. Bugün Köstekçi'nin yayımlanmış iki kitabı çeşitli kitap satış platformlarında da yer almaktadır. Yakup Köstekçi yalnızca kitaplarıyla değil, **gazetecilik ve köşe yazarlığı çalışmalarıyla** da öne çıkmaktadır. 1000Kitap'taki güncel profilinde kendisini “Şair | Yazar | Düşünür” olarak tanımlamakta; gündeme dair yazılar, hayata dair sözler, kitaplarından şiirler ve alıntılar paylaştığı görülmektedir. Aynı profilde Patnos Haber Gazetesi köşe yazarlığı ve Erciş Atakan Çelik Kültür Merkezi personeli bilgileri de yer almaktadır. ([1000Kitap][5]) Köşe yazılarında edebiyatın yanında **toplum, gençlik, kültür, insan ilişkileri, gündelik hayat ve sosyal meseleler** gibi konulara değinmektedir. Bu yönüyle yalnızca şiir yazan bir isim olmaktan çıkarak farklı yazı türlerinde kendisini geliştirmeye çalışan bir yazar profili ortaya koymaktadır. Köstekçi'nin üretim alanlarından biri de şiir seslendirmeleridir. Sosyal medya ve edebiyat platformlarında kendi şiirlerinin yanı sıra farklı şairlerin eserlerinden seslendirmeler yaptığı görülmektedir. 1000Kitap profilinde de şiir ve edebiyat içerikli videolarının bulunduğu görülmektedir. Ahmed Arif'in “Anadolu” şiirinden “Adını İçimde Kürtçe Sakladım” başlıklı çalışmalara kadar farklı edebiyat içerikleri paylaşmaktadır. Bu çalışmalar, onun edebiyatı yalnızca kitap sayfalarında bırakmak istemediğini; şiiri ses, video ve dijital içeriklerle de okuyucuya ulaştırmaya çalıştığını göstermektedir. Yakup Köstekçi'nin yazarlığının önemli taraflarından biri, eserlerinde hayatın yalnızca güzel taraflarını anlatmamasıdır. Onun yazılarında "kırılmak, yalnız kalmak, sevilmek istemek, insanlara güvenmek, hayal kırıklığı yaşamak, yeniden ayağa kalkmak ve hayata devam etmek gibi konular sıkça karşımıza çıkar. Bu nedenle Köstekçi'nin yazarlığını yalnızca aşk şiirleri yazan genç bir şair şeklinde değerlendirmek eksik kalır. Özellikle ikinci kitabıyla birlikte daha kişisel ve düşünsel bir anlatı kurmaya çalıştığı görülmektedir. Kendi ifadelerinde de edebiyatın onun için bir çeşit hayata tutunma alanı hâline geldiği görülür. Bu nedenle yazmak, onun açısından yalnızca edebi bir uğraş değil; yaşadıklarını anlamlandırmanın ve başkalarına aktarmanın bir biçimidir. Köstekçi, yayımlanmış iki kitabının ardından yeni edebiyat projeleri üzerinde çalışmaktadır. 2026 yılında yayımlanan bir haberde üçüncü kitabının hazırlıklarını sürdürdüğü ve uzun vadede Yaşar Kemal gibi dünya çapında tanınan bir yazar olmayı hedeflediği aktarılmıştır. Bu hedef, onun yalnızca mevcut kitaplarıyla yetinmek istemediğini ve edebiyat yolculuğunu uzun vadeli düşündüğünü göstermektedir. Köstekçi'nin çalışmalarında özellikle Doğu Anadolu, insan hikâyeleri, gençlik, aşk, memleket, toplum, kültür ve bireyin hayat mücadelesi gibi konuların önemli bir yer tuttuğu söylenebilir. Yakup Köstekçi'nin edebiyattaki yeri Henüz yolun başında olan genç bir yazar olarak Yakup Köstekçi'nin edebiyat serüveninin en dikkat çekici tarafı, yazarlığa **kendi hayatından ve yaşadığı çevreden hareket ederek yaklaşmasıdır. Erciş'te başlayan hayat hikâyesini İstanbul'daki eğitim yılları, yaşadığı zorluklar, edebiyatla tanışması, ilk kitabının yayımlanması, ikinci kitabının ardından gazetecilik ve köşe yazarlığına yönelmesi takip etmiştir. Bugün onu birkaç kelimeyle tanımlamak gerekirse: Yakup Köstekçi; Van'ın Erciş ilçesinden yetişen, şiirle edebiyata adım atan, ardından deneme ve düz yazıya yönelen; gazetecilik ve köşe yazarlığı yapan, şiir seslendirmeleriyle dijital mecralarda da üretmeye devam eden genç bir şair ve yazardır.* Onun hikâyesini asıl önemli kılan ise henüz tamamlanmış bir hikâye olmamasıdır. İki kitabı yayımlanmış olsa da edebiyat yolculuğu devam etmektedir. Yeni kitaplar, yeni şiirler, köşe yazıları ve farklı projelerle kendi edebi kimliğini oluşturmaya çalışmaktadır. Bu nedenle Yakup Köstekçi'yi yalnızca **“iki kitabı bulunan genç bir yazar”** olarak değil; **yaşadıklarını kelimelere dönüştürerek kendisine bir edebiyat yolu açmaya çalışan, şiirden gazeteciliğe uzanan çok yönlü bir genç kalem** olarak tanımlamak daha doğru olur.
Şiiri hakkında
Şiirlerinde aşk, özlem, ayrılık, yalnızlık, kırgınlık, umut, insan ilişkileri ve memleket duygusu önemli bir yer tutar. Ancak onun için şiir yalnızca aşkı anlatmanın bir yolu değildir. Şiir bazen yaşanmış bir acının, bazen söylenememiş bir sözün, bazen de yıllar sonra hatırlanan bir insanın izidir. Yakup Köstekçi, şiirin insanın yaşadıklarından beslenmesi gerektiğine inanır. Ona göre bazı şiirler masa başında kurulmuş cümlelerden değil, hayatın kendisinden doğar. Bir bekleyiş, bir ayrılık, bir karşılaşma, bir şehir, bir insan ya da unutulmayan bir hatıra tek başına bir şiirin başlangıcı olabilir. Bu nedenle Köstekçi'nin şiir anlayışında samimiyet önemli bir yere sahiptir. Şairin öncelikle kendi duygusuna inanması gerektiğini düşünür. Okuyucuya ulaşmanın yolunun da gösterişli ifadelerden çok, gerçek duygulardan geçtiğine inanır. Onun şiir anlayışını özetleyen temel düşünce şudur: “Şiir, insanın söyleyemediklerini söyleyebildiği; sustuklarını kelimelere emanet ettiği yerdir.” Köstekçi için şiir aynı zamanda bir hatırlama biçimidir. İnsanların, şehirlerin, sevgilerin ve acıların zaman içerisinde unutulmaması için kelimelere bırakılan bir izdir. Bu yüzden yazdığı her şiiri yalnızca bir edebi metin olarak değil, hayatından kopan küçük bir parça olarak görür. Onun için şair olmak ise yalnızca şiir yazmak değildir. Şair; insanların fark etmeden geçtiği ayrıntıları görebilen, sıradan bir bakışta saklı olan duyguyu fark edebilen ve bunu kelimelere dönüştürebilen kişidir. Bu açıdan Yakup Köstekçi'nin şiir anlayışı; samimiyet, duygu, yaşanmışlık, insan ve hayat ekseninde şekillenir. Şiiri bir gösteriş alanından ziyade, insanın kendi kalbine ve okuyucunun kalbine ulaşabileceği bir yol olarak değerlendirir.
İnsan bazen birini değil, o kişinin yanında olduğu hâlini özler.”
- Yazı
- 9
- Takipçi
- 0
- Takip Edilen
- 2
- Şiir
- 1
- Öykü
- 0
- Deneme
- 8
- Günce
- 0
- Okunma
- 0
Şiirler
Tüm şiirleriHenüz hiç şiir yok.