Mucize Kolye (Şiirkolik İmece)

Sonbahardı, ağaçlarda tek tük sarı yapraklar kalmıştı onlarda düştü düşecek hafif bir esintide. Sessizdi etraf henüz kasaba uyanmamıştı. Gördüğü ilk kır kahvesine girdi, kimsecikler yoktu, oturdu bir sandalyeye açtı çantasında taşıdığı günlüğünü, Kumral saçlarını topladı ensesinde eli boynunda ki kolyesine gitti sıkı sıkı tuttu...

Birden aklına o kolyeyi veren ilk aşkı geldi. Hala onun sıcaklığını teninde hissediyordu. O günlere daldı gitti bir anda. 16 yaşındaydı onunla ilk göz göze geldiğinde öylece bakakalmış ve heyecandan tek kelime bile edememişti. Murat elini uzatıp "Merhaba ben Murat" dediğinde kalbi duracak gibi olmuştu.
Uzun süre adını söyleyemediğini fark etti ve hemen kendini toparladı. Ben de Ebru dedi. Yüzü kıpkırmızı olmuştu...

Hala o 16 yaşında ki kız utangaçlığını yaşıyordu içinde bir yerlerde.ki, çok yıl geçmişti üstünden ve bir o kadar da acı.
?Memnun oldum Murat Bey, dedi.
Korkularından dolayı mesafe koymak isteyen bir tavırla.
Murat ise bu kadar derin bakabilen bir çift göz daha görmemişti hayatında.
ve sordu;
Bu ıssız sahil kasabasında üstelik hazanken mevsim ve yüzünüzü hüzün basmışken,
hangi fırtına attı sizi buraya?

İstemeden eli tekrar kolyesinin üzerine gitti..hiç bu kadar dikkatle inceleyip dokunmamıştı,çıkardı boynundan . Şimdi çok daha dikkatlice inceliyordu, silinmeye yüz tutmuş, bildigi harflere de benzemeyen tuhaf şekiller yeni dikkatini çekiyordu, arka yüzündeki kabartmaya biraz daha dikkatlice bakınca kolyenin aslında iki parça olduğu ve içinde sanki bir şey saklıyormuşçasına ortasında ki kabarıklığı fark etmeye başladı. Çantasından eksik etmediği cımbızını ve tırnak çakısını çıkarı birleşme yerinden zorlamaya başladı. sanki kaynakla yapıştırmışlar diye içinden geçirdi ..sinirlenip o hırsla yere çarptı ..açılmadı yeniden ,yeniden yere vurdu . Nihayet açılmıştı
-8-7-28-1 90- 32 altı adet rakamın yazıldığı küçücük bir kağıt parçası çıktı içinden ..garip garip bir elindeki kolyeye bir küçük kağıda bakmaya başladı...
Çözmeye çalışıyordu o rakamları, ne işi vardı bu kâğıdın kolyenin içinde acaba. Daha önce neden içini açıp bakmamıştı ki kolyenin. Ama kendisi de habersizdi kolyenin iki taraflı olduğuna, nasıl bakabilirdi. Off! Niçin hep böyle durumlarda 'insan çaresiz duruma düşer ki' diye kendi kendine söyleniyordu.
Murat ise şaşkınlıkla seyrediyordu Ebru'yu,hiçbir şeyden habersiz..

Günlüğünü açtı yeniden göz attı bir bir,her kelimeyi ve her yaşananı hatırlamak adına,şifre olmalıydı ama bulamıyordu..
Yoksa yoksa yıllar sonra yeni bir ümit mi doğacaktı,belki yine burada,kimbilir..
Telefonun tiz sesi yankılandı sessizlikte..

Kimdi bu arayan sessiz bir uçurumun dibinden kurtulmak üzereyken sırası mıydı? Belki de bakmamalıydı.
İçinde olan bu umut çemberinde hep yalnızlıkla mı baş başa kalacaktı. Kahvesini de unutmuştu oysa. Terliyordu avuçlarının içi, saçının etkisiyle ensesi nasıl bir terdi bu ama bulamıyordu. Neydi bu rakamlar çalan telefon hiç biri umurunda değildi bir umut doğmuştu onun içine çıkmak bilmiyordu yalnızlığın ve düşe gelmişliğinin yanında geceler isyan gündüzler karanlık bayrağını kaldırmış o sevgisini hep yüreğinde saklamıştı ve şimdi o sessizliğin içinde bir çığlık atarak kurtulmuş gibiydi. Kader nede yanlış bir rol vermişti ona yıllar ne bu kadar acımasızca ilerlemişti sanki bu aşkın üzerinden 9 değil 90 yıl yaşamış gibiydi.

Baktı telefona, ancak üşümeye başladı teni, ısınmak için bir yer arıyordu şimdi, kime sarılacak veya kime sığınacaktı. Murat, kollarını aç ben geliyorum diyebilir miydi? Ya kollarını açmazsa, ya hayır derse, ne olurdu o zaman, bütün düşleri bir anda yok olup gitmezmiydi.

Sonra düşündü ve seslendi Murat!
Aynı anda Ebru şifreyi çözdü, kolyede ki sırrı buldu mucize gibiydi 8?7?28?1 90- 32 evet 8 yıl, 7 ay, 28 gün, 1 saat,90 saniye, 32 salise ve Murat ona gülümsüyordu kollarını açmış yeniden, bu kolyenin mucizesiydi gerçekten seven iki kalbi birleştirmek adına programlanmış sanki...

Hayatın cilveleri işte bu ne nerede ne zaman ne olacağını bilemediğin...

Sevgi varsa her şey vardır..

Öykünün yazarları: Hatice Kürklü-Işın Ergüney-Gülay Bulut-Mustafa Dilekcan-Harun Aktaş-Hatice Çerçi
Kutlarım hepimizi...

09 Haziran 2010 4-5 dakika 11 öyküsü var.
Beğenenler (8)

Henüz beğenen olmamış :(

Yorumlar (13)
  • 14 yıl önce

    mükemmel bir kurgu ve güçlü bir anlatım,

    kutlarım emeği geçen herkezi,

    saygılarımla...

  • 14 yıl önce

    kutlarım hepinizi...ne hünerler varmış şiirkoliklte

  • 14 yıl önce

    Bizde çok teşekkür ederiz🙂

  • 14 yıl önce

    Hepinizinde emeğine sağlık,çok güzel bir öykü olmuş güne yakışmış,sevgilerimle..

  • 14 yıl önce

    Eh demek imece usülü hikayede yazılabiliyor...Kutladım efendim.Selam,saygı...