Şerh

...

İyi yağmalanmalarda kaçırılmış güz haritasıydım

Sen ki göğe kırlangıç serpiştiren ve sevda sözü veren...

Nerdeydin hangi yıkıntıdaydın korkak ruhlar içinde
Gövdemdeydin yarayla iliklenmiş siyah eteğin-
Giyinmiş bir ceset oturmuş balkona ansızın-
Düşüp ölen taklit tanrılar, sen bütün bunların ötesinde
Beyaz bir gelincik ben çölün yel değirmeniydim

Dışımda öğütülmüş kemik, parmak uçlarındaki ses
Bir hicaz perdeye vurulmuş sessiz tragedya
Derdin ya bizim olsun bu şarkı bizim şarkı
İnanmazdım bizim bir şiirimiz bile yok ki sen...
Bizim bir kuyumuz vardı iguana kemikleri dolu'su

Senle ben tarihin en kekeme kitabı içinde
Soytarı bir çiçek kurutulup unutulmuş
Sırtıma kapanan bir sokak kapısı ağlayışın
Soluğun cebimde sakladığım ekmek kırıntısı her üşüdüğümde
Ben bir hayalettim başucunda geceleri görmesen de
Bensiz uyuyamazsın diye annenin sesinde ninniler söylerdim
Yarım düşler sabahında elimde buzdan küre
Zenci bir rahibe ağlardı gözleri çocuk uykulu

Şimdi bana gelelim evrim dışından bir tözle
Kalbime pusu kuran hayvandı kutsal sadakat
Arındırıp, kirlenmiş hayatı bir ceninin kalbinden
Tükürdüm ağzımın kıyısına birikmiş evreni
İndim bütün dağlardan kaçak siluetler bırakıp
Yasak kitapların dip notlarıydı yüzümdeki ihram
Sussam hangi dilden bütün yanlarım şerh.
Ben insan kalbine bırakılmış kutsal amip
Kendini aşka bölen her molekülden

Hangi çağın tanrısıyla üvey kardeştim unuttum...










CC_

18 Mart 2011 197 şiiri var.
Beğenenler (10)

Henüz beğenen olmamış...

Yorumlar (6)
  • 13 yıl önce

    ..bulunduğu yeri tanımlama gayretindeydi dizeler çekinserliğini aşktan kalanlara bırakmıştı tamamını çözmek mümkün değildi aşkın çünkü..teşekkürler üstad..tebrikler...