90'lara yazı
Kaset teybe sarar kalemle düzeltirdik
Yoncimikle aboneyim dansı yapardık
Radyodan şarkı çekeceğiz diye reklamları da yanlışlıkla çekerdik
Bodyguard ile aşık olur
Polis akademisine gülerdik
Kış geceleri sokağımızdan geçen bozacıdan boza alır
Su tabancalarıyla birbirimizi ıslatırdık
Çatapatlarla eğlenir şişe çevirmece oynardık
Bayramlarda büyüklerimizin ellerini öptüğümüzde mendile sarılmış paralarımıza sevinirdik
Yılbaşlarında dansözü beklerdik heyecanla
Pazar sabahları büyüklerimizle kovboy filmleri izlerdik
Ankesörlü telefonlar jetonumuzu yutmasından korkar
kesilecek diye konuşmamızı hızlandırırdık
Anketler hazırlar tanımak,tanınmak isterdik
Hatıra defterlerini arkadaşlarımıza verir unutulmamak isterdik
Bel çantası takar hep levis 501 imiz olsun isterdik
Parmaklarımızı kale yapar sıralarda bozuk para maçı oynardık
Atari oynamak son teknoloji oyunumuzdu
Bisiklet kullanmayı öğrenmeden önce destek tekerleklileri öğrendik
Çarpışan otolarla çok güldük
Yeşilçam ın hüzünlü filmlerinde de çok ağladık
Cuma geceleri birbaşkagece ydi
Pazar günleri barış manço ile adam olacak çocuktuk
Vatkayı, neon renkleri çok sevdik
Taş devri ile jetgilller en sevdiğimiz çizgifilmdi
Cep telefonlarımız olmadığı halde arkadaşlarımızla tam vaktinde buluşur, yer bulmak için navigasyona değil esnafa sorar, telefondan kısa mesajlaşmalar değil de gider
arkadaşımızı ziyaret ederdik
Bir zamanlar daha mı samimiydik acaba?