Ah Şu Melekler
Dieser Beitrag wurde am 23.04.2013 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
--Melekleri üşüştürme gülüşüne...
İçimde öyle bir alev tutuşmuş ki seni en kor ateşinde yakar. Yıllar gebe kalırken sen hatıralı gözyaşı kırıntılarına, bense şimdi makas kesiği yaralarıma üç-beş nöbetini tutuyorum. Söylesene! Kaç bucaktı gök(yüzüm)ü aydınlatan ışığın? Kaç bucaktı fiziki olarak tenimde yer tahmininde bulunamayan kanamalı göz kırpışın? Ve kaç bucaklıydı ötenaziye kurban edilmiş hayallerin? Bilmediğim sokaklarda kaç bucak yalnızlıkları eskilttiysem ben, sen de o kadar kaldın sol tarafımın enfeksiyon tutmuş yarasında. Antibiyotik kesmeyen ağrılar başlıyor en uçuk rüyaları gösteren film şeridi uzvumda... Şimdi hangi filmin galasına çıksa kalbim, en sahte başrol oyuncuların repliklerine denk geliyor bahtı kara şans meleğim.
--Melekleri küstürme gülüşüne...
Bir melaike güzelliğinde saçılan nurani saçların bir ihanetin kör bıçağına sakladı düşlerimi. Aşka ihanet etmek zor gelir insana; keza ayrılıkların cenini olan depresyonlar bir ihanet yükünü andırır yorgun insan omuzlarında... Değil mi ki ihanet sokağının numarası belli olmayan hanelerinde çıkan küfür sözlü nidaların insanları ayırdığı? Değil mi ki son/bahar mevsimi satıcılarının soğuk havada sattığı afilli şubat aylarının şahdamarını kuruttuğu... Esse rüzgâr gözbebeğinin avuçları üşür ellerimde bilirim. Bir soba eşliğinde okunan türküler ile yanar yanmayacası gülüşler, bunu da sen bilirsin...
--Melekleri düşürme gülüşüne...
Ellerine düşüşüm ölüşüm; ölüşüm kurtuluşuma son gülüşümdür gözlerinin beyaz perde siluetinde. Beni gözlerinin gölgesine alır mısın? Yoksa kirpiklerinin güneş yakıcılığında yakacak mısın tenimi? Mahkûm oldum bakışlarındaki güzellik abidesi resim karelerine. Ben sana müebbet âşık olsam, beni mütemadiyen yüreğinde saklar mısın? Kalemi kırılmamış tek celseli geleceğine tutuklu yargılar mısın beni? Ben kırdım Hâkimin kan mürekkepli alın yazısını yazan kalemini... Sen beni mahpushanemin özgürlüğü yaklaşmış aşk mahkûmu yalnızlığımda kucakla... Sonra senaryosu yazılmış kaderimin gözlerine çizdiği yerde, işte tam o yerde öldürürcesine mumyala, o uzun kollarınla. Sonra gök kuşağı renkli tabutuma koy beni... Buna müteakiben meleklerin türküsünü söyle, hani belki üşüyen kulaklarım ısınır sıcak sesinle. Şimdi n''olur melekleri düşürme gülüşüne...
Ah Şu Melekler