Ama Çok Yalnızım
Aralayıp yağmurlu geceye baktım, öksüz aşkım ve ıslak saçlarımla yaşama.. Artık hayal olan gözlerinin kattıklarını düşündüm küçük dünyama. Yırtık anılarımın arasında canlandırdım virane onarır gibi. Kavrayamamıştım zorluğunu sensizliğin aptal, muhtaç yanlarımı besleyen yol arkadaşım gibiydi aşkın. Acıyı öğrettiğin gün ağız dolusu kahkahanla, bitti hayat, durdu zaman benim için. Ezildi, aktı içimde bir yerlerim. Yolup atmak istedim acılarımı içimden.. Uçsuz bucaksız çölün, zirvesine ayak basmamış yüce dağların, aşılmaz denizlerin varlığını bilir gibi bilinçle çakmıştım seni, çıkmamak üzere beynime. Yine ordasın istemesen de, bana aitsin ölçülemez bir acı ile.. Şimşeğin kızıydım ben, gözlerimi dikerken uzaktaki umutlara, umuyordum ki dilersem getirecek aşkı bana. Hoş gör beni yağmur! Bin yıllık o eski duygu, düşünce ayaklarımın dibine, bir damla su gibi düşüverdim, sevgi sularındaki umut teknesine. Güler sanmıştım çatık kaşlı zamanı sevenlere.. Kaldım şimdi ıslak perişanlığımla tek başıma. Acıyor her yanım, hiç düşünmeden aşka atlamaktan pişmanım ve çok ama çok yalnızım..