Aykız'a
Dieser Beitrag wurde am 19.04.2018 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
''Bugün Perşembe... Bugün de hüzün saklı, hiç bilmediğimiz bir sokağın mavi boyalı evinde. Bahçesi var ya da yok bizden başka kime ne!''
...
Gönlümüz bahçemizdir Aykız,
Nehir yataklı damarlarımızda al kanımız dolaşmakta gözümüzü diktiğimiz ışıktan hareketle, yüzümüzde ak sabahlar buluşmakta
ve dahi biz zulme boyun eymedik gecenin karasına kanmadık yeni güne umut ederek bekledik şafak sökende
Aykız, muzdarip olacağız elbet bir hüzün istilası cenginde sırtımız alacalı toprağa deyene dek vuruşsak da
ne var ki pusat göğsümüzün yuvasında gürüldeyen kalptir bize aklımız imanımızdır.
biz tok zalimlerin hain tuzaklarına aç olmadık zerrece
biz yüreğimiz gibi olanların dergahında semahladık ruhu
beden çıradır varsın yansın varsın kara toprağın süzgecine bulansın lakin ruh ışıktır ışık haktır
ışıktan yüz çevirip karanlığa meyledene kara batıl müstehaktır
sen sakın ay yüzünü umudun rotasından çevirmeyesin
ak yeleli deli taylar doludizgin koşanda şaha kalkıp zulme karşı coşanda bin yangına bir damlası dokunsa bin ırmak gibi gürleyip yağmurunu yağanda
hüzün yeldir Aykız sen bahara durasın
yaşam savaşının ön saflarında ilk düşecek nefer olmak gibidir analık - babalık
bebek revan olurkenden rahimgahına, geri sayımı başlar hızlanacak bir ömür kıskacının o vakit geçitlerini kapatmıştır yedi ufkun dağları
paslı kilit kördüğüm olmuştur dilden öte bir söylemde diklemesine mahpustur bulut hüzmeleri, bakış açının uçbeyliklerinde
fedakarlığın uçsuz bucaksız zulümlerine baş koymak kafi gelmezdir evvelki kulaklar gayrı halden bilmezdir ölse de kurtulsakların hiç biri bir an evvel ölmezdir
de ki ne içindir bunca hengâme de ki içimde aşklanan bu sarmaşık örgü hangi elden dokumalıktır kim ki bir an sonrası hakkında malumatı olandır, o diyecektir sana, demek istediklerini dedirten sıfatıyla
Bir rüyadır geçmiş yaşanmışlıklarımız bir rüyayız bizler Aykız
Ne dersin, rüyasız bir uyku uykudan sayılır mı hiç?