Aynadan Korkanlar
Merhaba insanlar, merhaba yeni yıl, merhaba yeni yılın ilk günü ve o günde penceremden bana konuk olan yalancı güneş. Bu gün yılın ilk günü. Evet bir ocak bu gün. Hava haliyle çok soğuk ama gökyüzünde güçlü görünmeye çalışan bir güneş tir tir titriyor bırakın bize kendine bile mecali yok, kendi kendini kandırıyor. Hayat onu da olduğundan farklı gösteriyor bu gün bize. İçini boşalttığı ruhlar gibi onu da esir almış bu gün sanki. Yılın ilk gününden savaşa başlamş hayat bizle. Hayallerimizi yönlendirmemize izin vermiyor yine. Tüm sahtelikleri sunarak, yeni boş bedenler alıyor kendine. Bu soğuk kış gününde baharı hayal ettiriyor bize, pencerenin önünde. Eyy aynalardan korkan dinle: Yapılacak birşey varsa bu gün, yani içinde yaşadığımız zaman diliminde yapılacak. Hayat müsaade etmese de, dur bir dakika, çekil köşene. Bırak yarını bu günü yaşa, kendi derinliklerine in, dev aynalar karşısında ruhunla yüzleş, hayatı sorgula. Nesin, nerdesin gerçeklerin peşine düş, zor olsa da. Ama bakıyorum da ; beceremiyorsun bir türlü yine. Aynanın karşısında durmaktan korkuyorsun. Yüzleşmekten korktuğun ruhun karşında, biran önce bedenini kat kat örtüp yalancı güneşin altındaki boş hayata savruluyorsun. Ama yine de üşüyorsun, çünkü ruhun çırılçıplak, yalancı güneş misali tir tir titriyorsun. Bu boş kalabalığın en tepesine aday oluyorsun. Fark edilmek için, ben de varım demek için sığınacak bir liman arıyorsun. Kimi zaman bir siyasi görüşe , kimi zaman bulunduğun dine, kimi zaman üstünde taşıdığın kimliğe bazen de tamamen saçmalayıp bir futbol takımının parçası oluyorsun. Kendin bir bütün olmaktansa, boş bir kalabalığın parçası oluyor, kendinden milyonlarca insan yaratıyorsun. En korkuncu ise bu sahteliğe AŞK' ı da alet ediyorsun. Yüreğinde bir kıpırtı olmadan en olabilire koşuyorsun. Hiç tanımadığın bir ruhtaki eli tutuyorsun, aslında daha kendini bile tanımıyorsun. Aşkı gösterişli bir bedende arıyorsun. Sevgi ve sadakat olması gerekirken aşkta araç. Markalar, lüks eşyalar, içi boş gösterişler kullanıyorsun. Ama ben kanmıyorum. Ruhumun derinliklerindeki aynaın karşısından sesleniyorum, aynalaradan korkanlara. Bir gün gelecek aşk ve sevgi sizin markalarınızı, lüks eşyalarınızı, kibrinzi ve yalan dünyanızı yenecek ve siz karşılaştığınız gerçeklik karşısında ezilip büzüleceksiniz. Artık göz yaşlarınız elde edemediğiniz eşyalar için değil gördüğünüz, bildiğiniz ve asla ulaşamayacağınız gerçeklik adına olacak. Aynanın karşısına geçemeyecek kendinizle yüzleşemeyeceksiniz ve en sonunda kendi boşluğunuzda yitip gideceksiniz. Biraz daha durup düşünmezseniz, kendinizi avutma yeteneğini kaybedecek, mutluluğun uğramadığı, acının ise en sadık olduğu bir hayat sürecek ve kendi boşluğunuzda yitip gideceksiniz.....