Biyografi
1993 yılının 20 Ekim'inde Artvin'in Yusufeli ilçesinin İşhan Köyünde doğdum.
Babam Muhlis Beğ; annem Sebahat Hanım'dır.
Aslına bakılırsa anlatılacak pek de bir şey yok.
Okul öncesi hayatımın bir bölümünü sesle irkildim. Pek az hatırlıyorum ya da aklım baliğ olmadığı için hatırladıklarımı algılayamıyorum. O yüzden hepsini burada toparlayıp yazmak biraz zor.
Algılayabildiğim kesitlerse;
Rüyalar, kabuslar,
Arabalar... aklımdan kalan daha doğrusu hiç unutmadığım, hocalar 'Başınızdan geçen kötü olayları anlatın' dediğinde kaleme sarılıp elimden geldiğince teferruatına kadar anlatmaya çalıştığım, mahiyetini alakası olsun olmasın herkese olayı anlatıp mahiyetini öğrenmeye çalıştım, nihayetinde bir rüya olduğunu anladığım o olay.
Sabah olmak üzereydi. Ben bir evin içinde iradesiz dolaşıyordum.
Nihayet kapı açıldı ve bir asfalta çıktım. Sol yanımda duran büyük bir araba vardı.
Araba durmakla beraber teybi çalışıyordu. Ben kendi etrafımda dönmekteydim.
Böylece öğle olmuş, güneş yükselmişti. Birden teyp duruverdi. Sahibi nerde diye düşündüm. Arabadan rüzgâra sesine benzer bir ses duydum rüzgâr çıkacak diye düşündüm.
Birden araba teybinden gelen garip bir sesle irkildim. Kendi etrafımda irade dışı dönmeye başladım.
Nihayet ses durdu ve tam karşımızda akan Çoruh nehrinin sesinden başka bir ses kalmadı.
Ve nihayet annem ve ablam beni gelip oradan aldılar.
Bir gecede 4 kez gördüğüm bu rüya beni etkileyecek; önüme gelene bunun mahiyetini soracaktım.
Ta ki hayatımın bu en net ama en karışık olayının rüya olduğunu anlayana kadar. Bu olaya yer vermemin sebebine gelince herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Geçirilen bir kaza, kurtulunan bir hastalık... Bilim adamlarının küçük yaşta geliştiğinden bahsettikleri çocuk hafızasında bazen öyle bir yer tutar ki ömrünün sonuna kadar farklı kılıklarda insanın gözünün önüne gelir.
İlköğretime Antalya Sefa Akın İlk Öğretim Okulu'nda başladım.
Beni yolcu ederken annemin 2 gözü 2 çeşme halini görmeliydiniz. İlköğretimin ilk 5 yılını orada bitirdim.
- sınıfa geçtiğim zaman Antalya'dan ayrılıp başka bir okula geçmek fikri zihnimde uyandı. Halbuki okulum iyiydi. Ayrıca Antalya'da oturan teyzemgile de gidebiliyordum.
Ama orada yetersiz olduğum, başka bir okuldan başlamam gerektiği fikrindeydim.
Böylece Eylül 2005de Niğde Cemil Meriç İlköğretim okuluna geçtim. Zaten şiire de o zaman başladım. Gerçi Antalya'da da birkaç deneme yapmadım değil. Mamafih açılmam, gelişmem Niğde'de oldu. Hatırlıyorum da ilk şiirimi Antalya'daki İngilizce hocama yazmıştım. Gerçi bir platonik aşk şiiri değildi bu. Sadece hocanın giyimi karşısında sınıfın erkeklerinin tavrını hocanın bu durum karşısında öğrencileri azarlamasını biraz mizahi tarzda ele alan bir şiir.
Hocanın soy adı durna olduğundan arkadaşlar ona durnadan türeme zurnacı lakabını takmışlardı. Zaten dilimizin, lugatımızın hemen hemen önemli bir çoğunluğunu oluşturan kısmı türemiştir bu husus dilimizin zengin olmakla beraber güncellenebilir özelliğini de yansıtır.
Neyse biz konumuza dönelim. Ne diyordum? Ha İngilizce hocama yazdığım şiir.
Ah zurnacı zurnacı
O sözlerin çok acı
Şu gönlümün ilacı
Sensin benim zurnacı.
O şiiri ne cüretle, hangi fikirle yazdığımı bilmiyorum.Cahil cesareti diyelim gitsin.
İlk şiir ödülümü Niğde'de aldım:
'Müjdeler olsun Selanik müjdeler olsun
Atatürk denen cevher geldi dünyaya
Dağlar boyun bükmesin ümitle dolsun
Yurdu kurtaran nefer geldi dünyaya...'
Daha sonra birçok şiir dalında ödüller aldım.
Allah uzun ömür versin Tuncer Hocam bana bu konuda çok destek oldu. Şiir yazma yetimin gelişmesinde doğduğum yerlerden, yani köyden çok uzak bir yerde tahsil görmemde büyük etkisi payını da unutmamak gerekir.
Ya Ozan Arif!
Köy hasreti çektiğim zaman onun şiirleri az mı bana yarenlik etti. Hasret değişleri söyleyen gönlüme sırf söyledi diye yurdundan ayrı kalan Ozan Arif'i az örnek vermedin.
Benim zaman zaman gittiğim halde hasret şiirleri yazdığım vatandan bu insanlar 11 yıl 23 yıl nasıl ayrı kaldılar; buna nasıl dayandılar bilmiyorum.
Ne güzel söylemiş:
Arif bu hasretin yoktur ilacı
Ana, baba, gardaş bir yanda bacı
Birinin hasreti birinden acı
Amma en acısı vatan hasreti
İşte böylece ilköğretimi bitirdim şu an Erzurum Aziziye Ilıca Lisesi'nde tahsilime devam ediyorum.