Buruşuk Mektup
Keşke satirlarima "BENİ SEVMEYİ UNUTMA" diye başlayabilseydim, öyle zor ki sana yazmak. Neyi yazacağimi degilde nasil yazacağimi bilmiyorum.. İnsan birine âşık olunca, kendini de sevmeyi öğreniyor zamanla . Ama o gidince, kendinden de nefret edebiliyor aninda... Zamanin nasil geçtiği degil de, onu nasil kullanabildigindir asil onemli olan. Gelecegi beklemek degil de An'in icinde yasamaktir ve yasamayi ogrenebilmektir onemlisi Çünkü 'Seni Seviyorumlar ' bile anlik bir zaman diliminde soylenebiliyor, kimi tesadufen, kimisi ise âşkla... Ve guzellik var midir ki ? Yoksa bakmayi bilen gözde mi asil guzellik.. Sahiden biz neden beceremedik "BİZ" olmayi hiçbir zaman.. Artik sayende kendime layik olani seçebiliyorum, karşimdaki kişinin gozlerine bakipta KALBİNİ gorebiliyorum.. Eskiye dair bir kaç cümleden de başka hiçbir şeyimde kalmadi. İyilesemedim ama yaralarim bir nebze de olsa azaldi ve kapandi ya da boyle hissediyorum sadece... Yalnizliğimi sensizlikte ve sessizlikte boğuyorum. Senden bana kalan yarim gülüşler, hayal kirikliklari ve yarim kalmiş ama tam gibi gözuken kişiliğim.. Kanli satirlarla ortmeye çalişiyorum. Ne kaldi ki soylenecek başka; bekleyişimin dar sokaklardaki yarim golgesinden başka.. Hayir Yalnizda degilim aslinda ama sadece tıklım tıklım SENSİZİM.. :(