Cennetime Önceden Yolculuk
Siyah çiçekler açsın kıpkırmızı cennetimde. Sular kıpkırmızı olsun. Cehennetime bir de salıncak kurun! İçimde ölürken çocuk ruhum sallanıp huzura doysun! Son kez geliver yanıma sen. Sevdim diyeyim alışılmışın dışında. Yardım istemiyorum bu kez bırak tek gideyim, yaranılmıyor kimseye ben bilir bunu, bunu derim. Yardım edip yanımda oluşlarının tadı acı, çünkü gidişin zamansız, ansız beni terk edişlerin, duyguların kalpsiz! Sevgim dediğin, seviyorum dediğin bu kadar işte! Yalnızlığa terk edebilecek kadar ?çok? senin ?sevdim? dediğin. Yalnızlığın adı, acının tadı, buruk bir nefesin ciğere verdiği sancı senin ?sevdim? dediğin... Ama gideceğim merak etme sen. Gideceğim sen hiç üzülme! Gideceğim çünkü yoruldum, gideceğim çünkü sıkıldım, bıktım, usandım. Gelişimin, yeniden doğuşumun nedeniydi sevgin, sevmez oluşun da gidiş nedenim. Üzülme! Kıyamam gözyaşlarına sakın ağlama! Yalandır der geçerim bundan sonra sana. Güvenimi, inancımı kırdın. Yıktın geçtin hiç acımadın gözyaşlarıma. Sen uyudun; ben ağladım, ben ağladım; sen uyudun. Kalbimin kanamasına sessizce göz yumdun! Ama ben hala seviyorum işte seni! Seviyorum! Bırakmam seni! Bırakamam! Sensiz gitmek istemiyorum hiçbir yere! Sensiz nefes almayı bile istemiyorum! Sen olmayınca tadım tuzum yok, sen olmayınca canım yanıyor, ruhum kanıyor işte anlasana! Seni kalbimin öyle bir yerine koydum ki, sensiz kanım akmıyor. Sensiz nefes bile alamıyorum! Yaşayamıyorum! Anla! Anla işte! Söylemeye mecalim bile yok! Anla!