Delilik
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Şöyle bir etrafına bak, sokaklara bak. Her taşına kadar kaos kokuyor. Görmüyor musun?
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Sen ağızın açık Paris defilesindeki elbiseleri seyrederken, bazı insanlar çıplak ölüyor ve sistem bu çıplaklığın üzerini yalanlarla örtüyor.
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Sistem ilaçların oranını artırmak için insanların psikolojisiyle oynuyor ve bu ilaçlardan sağlanan kar ile birileri deli damgasını yerken birileri normal ve zengin oluyor.
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Silah tacirlerinin vicdanını rahatlatmak için hayır kurumları açtığı bir dünyada yaşıyorum.
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Herkes sosyal medyada, önemli, mutlu, güçlü. Peki soruyorum, bu insanlar neden gerçek hayatta yoklar?Herkes bu kadar mutlu ise suç oranını artıran uzaylılar mı?
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Bir kıtanın kozmetik harcaması başka bir kıtanın açlığını kurtarabilecek bir güçte ve sonra bu halde bile sisteme göre, gösterişli olmayan insan medeni olmuyor.
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Dünyaya sınırlar konmuş, her yer parselenmiş ve bu sistemin adına vize demişler. Vizeyi almayan mülteci oluyor. Peki soruyorum hani Dünya artık küresel bir köydü, hani sınırlar aşılmıştı? Aşılan sınırlar sermayenin sınırlarıydı oysaki.
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf! Reklamlar sürekli tüketmeni söylüyor, özgürce seçin diyor, eğer iyi bir tüketici değilsen moda dışı ilan ediliyorsun. Ve kimse sormuyor bu moda dayatılan birşeyse nasıl özgürce seçebiliyoruz?
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Eskiden devletler borçluydu. Şimdi ise bireyler, herkes borçlu. Lüks telefon, ev, arabalarla övündüğümüz çoğu şey borç ama biz bunu saklamak istiyoruz. Çünkü böylesi daha egosal ve daha sistemsel.
Bana neden delirdiğimi soruyorsun. Tuhaf!
Gerçekten Tuhaf!