Dişlerimin Kilitlendiği Gün
DİŞLERİMİN KİLİTLENDİĞİ GÜN
'Ayaklarını iyice sar' dedi babam Kendi elleriyle culfasında dokuduğu .................Dolakla iyice sardım. Kara öküzün gönünden di ............Biçip diktiği çarıklarım Kar dersen! sabaha dek yağmıştı ....................Diz boyunda. Usta bir çobanla çıkardık sürüyü ağıldan. Keçiler her zamanki gibi Edepsizlikleriyle gidiyorlardı baştan. Daha çok karınlarını doyurmak için Karın örtemediği çalılardan
Annem kuzu derisinden *dağarcığa, Bol azık koymuştu... Gün gibi biliyordu!! Kar'ın ayaklarımdan En ufak rüzgarın, bütün tenimden Bir canavar gibi ısıracağını. Belki de dişlerime ..................Kilit vuracağını bu gün. Anam endişeli endişeli ...........'Çok uzaklara gitmen' dedi. Çok bilmiş çoban; 'Kar yağmış havayı yumuşatmış' diyerek ....................Anama umut verdi.
Koyunları keçileri saldık bayıra Uzaklaştılar kıpır kıpır yayıla yayıla Kar başladı canavar dişleriyle Ayaklarımdan ısırmaya! Tiftik eldivenin içinde parmaklarım Birer kurumuş dal parçası oldu sanki .............Ve keman çalmaya başladı dişlerim. O edepsiz keçiler öyle edeplendiler ki En büyük kayanın kuytusuna tünediler Oğul veren arı gibi ...........Bir topak olup birbirlerine girdiler Koyunlar herkesten çok çok rahattı 'Bu kış bu hayvanları kıracak' deyi ...............Usta çoban çok çok endişeli. Hani yere tükürsen düşmez .........Hava öyle bir havaya döndü. Kar yerden mi savrulup kalkıyor Yoksa hepsi yeni mi yağıp savruluyor Hiç akıl erdiremiyor.. ...............Gözümü açıp bakamıyorum. Keçilerin sırtında değnek kırsan Kayanın kovuğunu terk etmiyorlar. Koyunlar keçileri baş bilmiş; ..Keçiler gitmeden imkansız gitmiyorlar. Kayalarda mı dayanamıyor soğuğa ne? Her biri ayrı bir ıslık çalıyor
Usta çobanın keçesinin içinde Bir tek cam gibi buğulanmış gözleri Acı acı her şeye beyaz bakıyordu!! .........'Durma deli beygir gibi tepin' dedi Hiç durmadan dediği gibi tepindim. Dişlerim kilitli, kıllı keçilerin arasındaydım Çobanın köteğiyle yola koyuldu sürü!! Dere dere sudan geçti sürü!! Her koyunun her tüyünde şimdi, Şangır şungur öten çakıldak gibi Billur billur birer buz parçası, Ve koyunun sırtında ................Bir karış kar tabakası Çobanın pala bıyığında da .........Billur billur buz parçası vardı Köye gelene kadar Koyunların yükü öyle ağırlaştı ki Her tüyde her buz parçası, Birer yumruk gibi büyüdü. Ve benim dişlerim kilitli!! Ayağımdaki dolak sanki olmuş, ........Eğilmez bükülmez saç parçası.
Keçiler koyunlardan çok çok önce .....................Kaçan gelmiş haince Kuruluğa gömdüler ısıttılar beni Kaldırıp kar'ın üstünde ...........Yalın ayak yürüttüler beni!
Ve o yaz... Alçaklı yüksekli o dağların arasında Bahar yağmurlarıyla ıslandım yeniden Hep sıcak sıcak günler de yıkandım O kış... Yarısı telef olan koyunların, Sağ kalanlarının Yılgınların içinde, elime doğurdukları Körpe kuzularını sırtımda, Kıllı keçilerin arasında kaldığım ......................Kaya kuytularında, Koyunların her tüyünü buz tutmuş Geçit vermez derelerin sularında, Heybemde gün boyu! Derin derin dertleşerek gezdirirken Çiçeklerin içinde çiçektik. .................................Ne güzel.
30 ? 7 - 2003
*Dağarcık - Kuzu derisinden, Azık konulan torba.