Doğur Kendini Kendinden
Aşksız bir gecenin bitiminde doğdu edilgen ruh ve üç dilek diledi tanrıdan; masum olmayı,aşık ve bezirgan başı olmayı diledi tüm günahkarlığıyla.Arsızlığının ardına saklanıp dua etti .Yıllanmış şarap kıvamında uzayıp giden dallarına tutunmaya çalıştı aşkın.Yalnız çınarın gölgesindeki gönül sandığındaydı,aşk.Sandığı değildi elbet,çok daha fazlasıydı.
'Yıllanmış bir yudum şarabın sarhoşluğunda dönmesi başının, başka bir şey olsa gerek' diye düşündü, ya da sırtını ulu bir çınarın gövdesine dayayıp yılların eskitemediği gölgelerin gölgesinde ruhunun bedeninden çıkıp uzaktan beden denilen kan et ve kemik yığınına bakması daha başka bir şey olmalıydı. Sarhoştu belki de aşka varışın son dönemecinde yakalandığı zaman-ı seda yakalamıştı onu tam da yüreğinden.
Ramaktı aşka. Azdı, azalmıştı, doğuracak, çoğalacaktı ve yaşamadığı yılların anı hazineleriyle ve oradan aşırıverdiği zümrüdü anka'nın tüyleri gibi dökülüveren kızıl yapraklarla gizlediği tanrısal emzirenleri, göğüslerini saklayacaktı mor dalgaların sığlığına.Bir bebek düşecekti rahmine adı aşk olan ve ruhunun esirgenmişliğiyle beslediği ve besleyeceği adamlar düşecekti usuna.Hiç vazgeçmeyecekti aşık olmaktan...
Ve şiir dedi tek bir ses, solo.
Aşka ramak kalmışsın Almışsın heyeti umumiyenin olurunu. Ve ne kadar düşmanın varsa fazlası dostun... Hey !!!!!!!!!!!!! Sana sesleniyorum.... Koparıp attın kendini Ve yırtıp attın müsvette imzalı aşksı düşlerini. Temize çekme sakın En babasından et küfürleri.,
Ruhu bebek, ruhu ermiş ve erecek: babalar, yiğitler, babayiğitler bekliyor seni Sadece kıyıda...
Yine küfret ve dağılsın sahte büyü O kalabalık beyazlıkta Yüzün ak Ruhun daha da ak Hey Bak! Aşkım, aşk gülüm Ölüm değilsin artık, Bırakma kendini dalgalara Ve sor git bulutlardan ve defet arsız dalgaları toprağından Her ak beyaz değil ve her kara siyah Unutturma usuna Durma! Doludizgin...
At doru Duru bir aşkın kenarında çoğalt kendini. Doğur ... Ölmeyeceksin korkma Çoğalacaksın Duru bir ırmak gibi. Çakıltaşlarına üflediğin uğurun gibi aşk
Ve doludizgin giden atların gözlerinden dökülen sevda yaşlarında saklanacak gözlerin yelelerde temize çekecek kendini aşk
Uzun saçlı adamların çekingen , aşksıl ve yüreğini dağlayan sessiz suskunluklarından doğan bir esi/n/ sesi gibi esen rüzgarla alacaksın nefesini Doğacaksın. Daha diri Ezber etme gurbeti Aşk bu; kapıyı çalan, Vazgeçme Onun gözlerindedir lav Ve hilal, beyaz gecede. Ruhuna dokunan son ayışığı sonatında teslim ol ve tavaf et aşkı, aşkta Belki de o son kıvranışta.
Unut günahlarını. Bil! Tanrı çoktan unuttu. Sev! Sevilesisin Yüzünde tatlı bir gülümseme Doğur kendini...
Çoğulsun Bilesin
Doğur kendini kendinden İşte bak, Yalnız değilsin....
5 Temmuz 2010/sinop