Duvar Dibi Ölümler Ve Duyarsızlık
Dieser Beitrag wurde am 31.05.2011 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
........Yetiştirme Yurtlarından yasal yaşlarının dolması sebebiyle ilişikleri kesilen genç kız ve delikanlılarımız için acı bir çığlık ta benden.Bu gençler Yurt sonrası çoğunlukla gidecek,hatta kalacak yerleri olmadığından,sokakların acımasız kuralları ile aynı kaderi yaşayan diğer arkadaşları gibi yaşam mücadelesi verirken ne yazık ki,hayatın her kötülüğüne/kötüsüne yenik düşüyorlar.Tıpkı yakın bir tarihte, Hümmet ÇİÇEK kardeşimiz gibi.Hümmet kalacak yer bulamadığından,şefkat kucakları ile buluşamadığından ve kendisine hiçbir yardım eli uzanmadığından,Elazığ sokaklarında ağır kış koşullarına,açlığa dayanamayarak feci şekilde donarak öldü.Ceylan derisi koltuklar,ilgili Vali neredeydi? Bu haberi bile hiçbir yerde okuyamadım,TV'lerde göremedim. ..........Ta ki,Elazığ YADER Temsilcisi Salih Çetin'in,feryadına,isyanlarına,konuya ilişkin isteklerine bir kaç satırla yer veren bir yerel gazete elime ulaşana dek.Öyle ya kimin umurunda Hümmet donarak ölmüş? Bu kaçıncı Hümmet kim bilir? Aileden sorumlu Bakan Ceylan derisi koltuğundan lütf edip de bu toplumsal yaraları ne zaman saracak? Ne zaman Toplum Barınma Merkezleri tüm ihtiyaçlara cevap verecek niteliklere haiz olacak? En önemlisi de, Ahbap-Çavuş ilişkilerinde peşkeş çekilen Milli kaynaklar, ihaleler ve AB Fonları ruhen, bedenen tükenme noktasında bulunan bu fidanların yararı için neden yeterince kullanılmıyor? Böylesine bariz çifte standartla nereye kadar gidebiliriz.Paha biçilmez araçlar-Özel şoförler-yeşil gıcırlarla Okullarına giden,Ortaköy de Balık yiyen,Uludağ da kayak yapan,Alplerde tatil gezinen vs.Çoğunluğu Yolsuz ve hırsızların çocuklarına bir diyeceğim yok,konu beni aşar,ancak;Devlet Yurtlarındaki Çocuklarımız kapsama alanımdan asla çıkmaz.Yani bu gençlerin adı,hep Sokak Çocukları,Tinerciler,Gaspçılar,Dışlanmışlar olarak mı kalacak? Duyarsız İlgililer peki nasıl aklanacaklar ? Böyle bir toplum mevcut ve Sizin eseriniz.Günahsız günahlıların sorumluluğundan ne yazık ki kaçamazsınız. ..........Sokak Çocuklarına yönelik kapsamlı araştırma sonuçlarım var.Bunların bir kısmını 59.Hükümet'te görevli iken ilgili komisyon başkanı ile yapmıştık.Türkiye'nin bütün İllerinden,Sokak Çocukları,Madde Bağımlılığı doneleri elde etmiştik.Canlı yayın ve yazılı basında son derece düşündürücü bu vahim tabloyu kamu oyu ile paylaşmış hem Ankara'ya,hem de ilgili Vali'lere ve de tüm yetkililere çağrıda bulunmuştum.Gençlerin Yetiştirme Yurtları öncesinde başlayan,kendi başlarına kesinlikle aşamayacakları kabus dolu hayatları var.Başta gelir dağılımı adaletsizliği,Anne-Baba ölümleri veya ayrılıkları,Çocuk yaşta fuhuşa itilmeleri,uyuşturucu-kapkaç çetelerinin hazır avları olmaları-uğradıkları sorgusuz tecavüzler.Ardından Devlet'e sığınan o ürkek,minicik yürekler.İşte burada da(İstisnalar dışında)hayata bakışlarını değiştirecek ne yazık ki olumlu gelişmeler yaşamıyorlar.Doğuştan getirdikleri acı kaderleri ile günü kurtarmağa çalışıyorlar. Dahası ;Yurtlarda baskı,şiddet,taciz,dışlanmışlık (İstisnalar hariç)Sonrasında mı fideler koparılıp köklerinden salınıyor bilinmeze.Daha 18'inde karanlığa terk edilen yarınlarımız.Onlar hiç açmadan solan çiçeklerimiz.Ulu Önder'in Kendilerine armağan ettiği Cumhuriyetin kader mahkumları.Hümmet ilk değil.Son olması dileğim de,boşa gidecektir.Bu Bencil,Egoist,Rantiyeci,Yolsuz,Hırsız Siyaset-Bürokrat-İş Adamı üçgeni devam ettiği sürece Hümmet'ler hep unutulmuş,insan sayılmaktan yoksun kalacaklardır.