Gece Yarısı Karalamaları
gece olduğunda, koridorun ışıkları kapandığında sessizlik çöktüğünde eve; bir sessizlik de bana çöküyor... değişen neydi ki bir dakika öncesine kadar... arabalar yine dışarıda oturuyorlar sessizce.kimi kırmızı çoğu da griydi ama karanlıktan hepsi siyahtı yine... sokak lambaları yine sapsarı ve titrekti nereyi aydınlatıklarından habersizdi.. ama şükrediyorlardı kanımca birisi hiç yanmıyordu ona bakıp bak en azından bizim bi ışığımız var diyorlardı.az önceki gibi az da olsa sitenin yanından birileri geçiyordu... o sessiz ankara akşamında anlaşılmayan sesler içeri giriyordu yazdan kalma açık ahşap penceremden...duvardaki saat gece olduğunda daha sesli mi çalışıyordu... çivi çakan nalbur gibiydi tik takları yelkovanın... o sesten kurtulmak istiyordum ama aslında istemiyordum...yaşamın sesiydi o. her tik tak bir kalpti...
her duvarda bir film oynasaydı keşke ve ben hepsini aynı anda izleyebilseydim ve aynı anda ellerimle de resim çizebilseydim... masmavi dünyayı çizseydim, ağaçları çizseydim, üzerilerine anaokulundaki gibi kıpkırmızı elmalar koysaydım güneşe yüz çizseydim ve dünyama gülümseseydi...Duvarlar konuşmuyor ama, açık da kalmıyor hiç bir kapı, eski bir şiirden bir feryat yükseliyor hani benim gençliğim nerede diye...bir rüzgar esseydi keşke perdeler savrulsaydı camdan dışarı, okuldan kalma kağıtlar havada uçuşsaydı, kahvaltıdan kalma içi boş bir çay bardağı tak diye yere düşseydi masadan. binbir parçaya ayrılsaydı bir bütünden...bu geceyi bir aydınlık bölseydi yeni bir gün başlasaydı artık...