Geçmişten Günümüze Evler
Evler, evler, evler günlük hayatımızda ki yerlerini herkes bilir evlerin.Bizim yuvamızdır evler sabah kendi evimizdeki yatağımızdan kalkar , yine kendi evimizde yeriz yemeğimizi , akşam yine kendi evimize gelir , annelerimizin hazırladıkları sofralarda sıcak muhabbetler , şakalar eşliğinde yemek yeriz , o gün ne yaptığımızı anlatır , ailecek en sevdiğimiz diziyi izleriz ve uykumuz geldiğinde herkese "iyi geceler" deyip sıcacık yatağımıza girer mışıl mışıl uyuruz . Aslında bu satırları yazarken geçmiş zaman eki kullanmam gerekirdi çünkü şu an hangimizin evinde var ki bu ? Ben söyleyeyim bir çoğumuzun evinde yokartık , yaşamımız dip dibe dizilmiş , bir bahçesi bile olmayan 10-20 katlı binaların içinde, açıkçası dört duvar arasında , şu an yaşadığımız hayatın hapis hayatından farkı yok bence.Sabah kalk üstünü giy yemek yemeden evden çık sonra akşam geri gel yalnız ye boş gözlerle boş kutu gibi televizyona bak ve uyu.Hep aynı sıkıcı şeyler , o rengarenk dökülmeye yüz tutmuş duvarları , yemyeşil içerisinde meyve , sebze yetiştirilen bahçelerimizin yerini şimdi siyahlı beyazlı gökdelen ve binalar aldı.Ama hiç üzülmeyin buna çünkü hepsi sizin suçunuz , bizim suçumuz , onların suçu.Onlar almasaydı evlerimizi bizden , biz satmasaydık sırf iki daire için evlerimizi onlara , sizde göz yummasaydınız bütün bu olanlara şimdi olurmuyduk ki bu halde ? Hayır olmazdım . Biz yine o tarih kokan evlerimizde yaşar , siz yine ellerinizde kahvelerinizle kanepenizde geriye yaslanırdınız.Şimdi ne kadar özlüyorum o günleri , bahçelerde koşuşturmamızı akşam hep beraber yemek yememizi ama geçmişte kalan o günler geri gelmeyecek biliyorum ama olsun gelmesin ben yine de özleyeceğim o zamanları , yüzümde bir tebessümle hatırlayacağım tarih kokan o günleri.