gerçeğe doğru şekilde umut
umuda yolculuk iç dünyada başlar. iç dünyada son bulur. yolculuğun sonu kimi ölüme kaçış, kimi bulduğuna sevinçtir. umutsa hep vardır. umudunu yitirenlerde hayal olarak, bir ihtimal olarak hep var ola gelen umut olmasa nefessiz kalamayacağımız gibi umutsuz da yaşayamayız. Ama umudu anlayamayız çoğu kez. umudumuz büyük ve ciidyse ölümüne peşinde koşarız. Anlamlıysa, gerekliyse hayatımız ona göre biçimlenir. Ona göre anlam kazanır, çabamız ve çırğınışımız o kadar güçlü olur. Uzanıp yatan birisinin su vermesi için ne kadar hayal etse susuzluktan kendi kalkar. Ne kadar hayal etse su akarak avuçlarına gelmez. Ama hayatta umutları su hayali gibi oyalanmayla kaybolan yığınlar vardır. ama onlar susuzluk kadar önemli olmamıştır ki, ayağa kalkıp suyu kendi alsın. Sevgide umut sevgi ne kadarsa o kadar güçlüdür. Umut ne kadar uzak ve güçlüyse ona yöneliş ve gayret de o kadar güçlüdür. Dünyasal umutlar yeni dünyayı ağır koşullarda yeni sahiplerine bıraktı. ama o umudu taşıyanlar sadece kendi geleceklerine umutluydu. Başka ırkların sonu oldu. insan ortak insani değerlerle umut etmeli güzeli sağlıklıyı sağlıklı şekilde ve iyi bir amaca göre istemeli ve umut etmeli ki başkalarının umutlarını tüketmesin. umut her şeyin başı ama kendinin de sonu olmamalı.