Gün Ağarınca
Gün ağarınca yeşerir yine ümitler ve yeni yüzler. başa döner her zaman ki gibi bende ki sen yelkovanı. Sen şimdi bilmezsin ben sana anlatayım hiç okumadığın satırlarımı ve duymadığın içimdeki nameleri.. Gözlerin dalardı uzak çoğrafyalara ve beni kabul etmezdin kendi dünyana.. nehirler geçerdi evinin önünden sen bir damlama dokunmazdın bile.. sonra yağmur yağmaya başlardı ve sen koşa koşa bir yerlere sığınmaya çalışırdın benden uzaklaşarak oysa hüznümdü üstüne yağan her bir damla ve birazda bendim aslında sana içten haykırdığım sitemimle..
Gün ağardı bile.. şimdi hangi yüzün eşlik edecek gündüzüme ve hiç bitmeyen gecelerime.. evden çıkma hissiyatını kaybetmişken nasıl olurda seni ararım sokak sokak.. bu kentte ben bir çoçuk sen ise hep bana kızan üvey anne.. ben artık bir boşluğa düşmek istiyorum ve sakın beni aramaya kalkışma. Bulamam seni dokunamam sana hatta sesim bile gelmez.. bendeki sen yelkovanı artık akrebi tanımıyor ve sanki ömrüm kısalırmışcasına uzuyor senin bilmediğin ve sende geçirdiğim manzarası seni hatırlatan odamda.. kimseyi görmek dahi istemiyorum kime baksam sensin zihnimin en güzel gökyüzünü aydınlatan mavisi.. sevmek kelimesini yitirmişken hangi romana kahraman olabilirim ki? Galiba yavaş yavaş eksiliyorum hergün.. bedenim kaldırmıyor aynada ki beni ve tanıyamıyorum göz bebeklerimde ki ümidi..
Gün kendini geceye teslim etmek üzere.. Ve ben halen sana yazıyorum.. odamın ışığı sönmek üzere ve sen şehrimi çoktan terk ettin bile.. o zaman gelme sokağıma ve basma kaldırım taşlarına sesini duyar gibi olmak istemiyorum. Ve ben hergün bir kadın seviyorum biraz daha seni yaşamak için.. yarın bir kez daha seveceğim sırf kendimi avutmak için. Yani anlayacağın ağaran günlerim bana bu aralar kızgın ve odamda bir yığın kelimelerce sen varsın.. odam biraz sen biraz ben ve belki birgün biz kokacak..
''Yazılana duyulan özlemle yazmaktan sıkılmayana yoldan geçen biri''