Güvercin Bekası
Dieser Beitrag wurde am 18.07.2013 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
"insan yaşadığı yere benzer
o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer suyunda yüzen balığa toprağını iten çiçeğe dağlarının tepelerinin dumanlı eğimine" der şair.
Bu dizelerle başlayıp, geçen haftaki yazımla bağlayacaktım.
Şimdi her şey farklı.
Üstümde ölü toprağı var!
Dün özel kanallardan birinde üç beş gazeteci (içlerinden biri oldukça cıvıktı) Başbakan'a soru soruyorlar, canlı yayın. Soru-cevap. Sanki tek kalemden çıkmış paylaşımı yapılmış sorular. Herkes birbirinin aynı. Bir cümle kaldı aklımda o koca programdan.
' Tamam, şehit veriyoruz ...'
Ama öldürüyoruz.
Ama yeni şehitler olmayacağını garantiliyoruz.
Ama terör örgütü yok edilmek üzere.
Ama bu son!
Aması ne?
1974 yılında Apo tarafından kurulan Partiya Karkerên Kurdistan ( Kürdistan İşçi Partisi) PKK, ilk eylemleri de İşçi Partisi'nin il başkanlığı...
Şimdi PKK Türkiye, İran, Irak ve Suriye topraklarının bir kısmında devlet kurmaya başlamadı mı? Biz mi yanlış okuyor, izliyor, görüyoruz!
' Tamam, şehit veriyoruz ...'
Ne olmuş, devletin evladı bitmez.
Ne olmuş, biz mi ölelim?
Ne olmuş, devletin bekası!
Bir devletin bekası için gerekli olan 3 unsur olduğunu okumuştum bir yerlerde.
İlki düşman
İkincisi halk
Üçüncüsü politikacılar
Bu unsurlardan bir tanesi bile olmazsa diyordu; ' O devletin sonu gelir. Ve bu yüzden devletler, gerekirse sahte düşman yaratıp, politikacılar sayesinde halkı kandırarak ülkeyi ayakta tutarlar. Zaten düşman daima kalıcıdır. Yöntem değiştirir, şekil değiştirir. Özgürlüğün ağacı belli aralıklarla vatanseverlerin ve vatan hainlerinin kanlarıyla sulanmalıdır." Diyordu.
Hem vatanseverlerin, hem hainlerin, hem sevmeyi bilmeyenlerin, hem sevmeye fırsat vermediklerimizin kanlarıyla büyüyor özgürlük ağacı. Bir dalından filizlenir mi Malatyalı Ahmet Kurak, diğerinden büyür mü Ereğlili Metin Çevik...
Hem bu özgürlük ağacının kalıbı yok ki. Tüm tarafların kanıyla büyüyen gövdesi özgürlük mücadelesinin simgesiyken...
Devletin bekası için en kolayı düşman yaratmak... Halkı tüketmek de kolay mesela. Vur gitsin... Şehit, kelle, ceset, leş, naaş... Bulunur ölülere isim. Nüfus azalırsa Romanovlar gibi kadınların yılda iki kez gebe kalıp her seferinde 3-4 bebek doğurmasını sağlayacak ileri teknikler de sunulabilir. Nur topu gibi halkımız olur.
Devletin bekası için halk da hazır.
Ya politikacılar!
Onları bir güvercine benzetiyorlar. Öyle ki; güvercinler gibi yerdeyken elimizden yem yerler, aldıkları enerjiyle uçarken kafamıza pislerlermiş.
Kendimizi şanslı sayalım o zaman. Talih bize de güldü.
Yazım bitti. Duygularım, cümlelerim yarım kaldı. İsteyen istediği sonla bir veda yaratabilir zihninde. Çünkü soluk aldığımız her an tamamlanabilir cümleler...
Sadece soluk almayan bebekler büyümez... Öylece dona kalırlar hafızalarda... Onların 30'lu yaşlarını, çocuklarını, gülümsemelerinin nasıl olacağını düşünürsünüz.
Düşündüğünüzle kalırsınız...
-
- 2012