Her Şeye Dair Hiçbir Şey
Dieser Beitrag wurde am 09.06.2011 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
Bahar,kapıyı çalmadan girdi içeri Sözleri parladı Aynası eksik şiirlerimin Bu kaçıncı cemre üstüme düşen Gölgen misali
Gözleri yuvarlak sancılarımın,dili keski kokan cümleleridir niyetime dolan.Aklımı sancıtan da budur.Ruhumu yağmura teslim eden kaygı da.Bahar mevisimi her mevsimden ayrı düşer toprağa.Ansızın gelen bir ândır bahar,bu âna şahit olmak için cebinde bin ayna taşımalıdır şiir.Bin ayna aynı göze b/akmalıdır.Göz,sözün özüdür.Ve söz,özün gözüdür nihayet.
Bir rüzgâr dalını Evi belledi yaprak Yeşilin her tonunda Üstü başı kırmızı Yağmurdan çalınmış hüzün Sardı ayaklarını
Hangi rüzgâr var ki;dalları olmaksızın uçabilsin?Hangi dal rüzgârsız var olabilir ki?Yapraklar özgürlüğe ilk adımını işte bu rüzgârın bu dalına tutunarak atarlar.Fakat özgürlük yeşil değil,kırmızı bir oyundur.Rüzgâr fırtınalanır,fırtına yağmurlanır.Ve kırmızı özgürlük,yerini mavi bir aidiyete bırakır.
Gözlerimdeki boşluğun tadını İlkin,bir yaz günü tatmıştı Yerinde durmadı yaz Ama boşluk yerli yerinde Ve hâlâ aynı tadı
İnsan,hayatı boyunca boşluk biriktirir gözünde.Ve işte ölüm denilen şey o boşlukların, yerini cisme bırakmasıdır.Cismin ismini söylemeyeceğim ama,o cisim hiçbir hakikat kadar hakiki değildir.Gözlerdeki boşluğu tamamlayacak olan şey,yine bir boşluktur ki için bu boşluklarla doludur.İşte yerinde durmayan o yaz günü,boşluklarımdan sızdı dilime cismi.Cismin ismini söylememekte kararlıyım.
Bu hikayede eksik olan bir şeyler var.Her hikayede olduğu gibi.Bırakalım eksik kalsın. Tamamlanırsa kalem kırılır,sel içinde kalır.