Kaf Dağının Ardındaki Sevgiliye
******İçimde bir yerlerde hep ulaşılmazlarda tuttuğum..gel diyemediğime..gelmesini istemediğime..
Nati! ! ! .. Bu,sana yazdığım mektupların dördüncüsü..Bu kadarcık mı deme,yazmak isteyipte yazamadıklarımın sayısını unuttum.Oysa asıl önemli olanlar onlardı,en güzel ve en harikulade olanlar onlardı...Korkularım yazdırmadı onları bana; korkularım ve umutsuzluklarım. Halbuki en sıradan kelimelerle en sade hislerimi derleyip toparladığım mektuplardı onlar.. Ne yazık ki mavi-siyah yazıcılarla,yüreğim gibi ak-pak kağıtlara, rengarenk papillonlar gibi süzüle süzüle konamadılar; o saf ve temiz hislerim... Gün ışığına çıkaramadım onları,sırf korkularım yüzünden..sırf korkularıma kılıf uydurmak için: ''Bunlar,sağlıksız duygularımın,tesadüfen bir araya gelip,olağanüstü bir çabuklukla,birbirlerinden etkileşerek,sevgisiz geçen acılı yıllarımın da sabırsızlığı sonucu meydana gelen prematüre arzularımdır''diyerek, yüreğimin derin kuytuluklarına gömdüğüm ve bir türlü gün ışığına çıkaramadığım en harikulade mektuplarımdı onlar..
Nati! ! ! ...Sevgilim! .. Tam şu anda, radyoda napoliten bir şarkı başladı..kısık bir ıslıkla eşlik ediyorum; edebildiğimce.. sözlerini anlayamıyorum ama hüzünlü bir aşk hikayesinden bahsettiği kesin. Masamdaki kül tablası yarısına kadar doldu..yaklaşık iki saatten beri döne-savrula biriken,kırık-dökük hüzün parçacıkları, yüreğimde, Ağrı'yla boydaş bir keder dağı yarattılar... İşte böyle Nati,şu güzelim romantik akşamüstünün bana yaptığına bak: hüzün üstü keder! .. (pilav üstü döner misali) ...... Düşüncelerimi börtü-böcekler gibi kemiren sorular,birer ikişer, masamın üzerine bıraktılar kendilerini; boy sırasına göre.. ve bütün bu sorularla,hüzünlerle beraber,tedirgin bir akşamüzerinin kıyısından kenarından tutunup gelen hislerim,kalemimin ucundan,kağıda serpilmek için hazırkıta bekleşiyorlar..ama ne mümkün yazmak! ! ! .. O romantik akşamüzeri, iki saatten beri artıladığı hüzünlerden yaratmış olduğu keder dağını oturtup omuzlarıma,ürkek ve aceleci adımlarla,yerini koyulacivert bir geceye bıraktı gitti.. Şimdi ben,keder dağımın eteklerinden,hüzünlerimin siyah-beyaz tekdüzeliğine,bütün renklerin harmonisini katarak, bir buket ebruli hanımeli topluyorum sana; umarım hoşuna gider.. Natiiiii! ! ! Kaf dağı'nın ardındaki sevgili! Hiç gelme! .. Hep ulaşılmazlarda kal.. Gelirsen biliyorum,bir gün mutlaka gideceksin. O zaman ben kime yazacağım? Ben kimi seveceğim? Nati, Benim küçük bebeğim,bir dahaki mektupta HASTALAVİSTA..
Kadir Sezer