Kırkikindi Yağmurları
Dieser Beitrag wurde am 29.05.2011 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
Kırkikindiler, Özellikle İç ve Doğu Anadolu'da, ilkbahar ve yaz aylarında öğleden sonra, ikindi saatlerinde görülen konveksiyonel yağışlara halk arasında verilen isimdir. Bu yağışlara, genelde ikindi vakti başladığı ve 40 gün yağdığına inanıldığı için kırk gün, ikindi vakti yağan yağışlar anlamında Kırkikindi yağışları denmiştir.
Kırkikindi yağışları da diğer konvektif yağışlarda olduğu gibi kısa süreli ve ani bastıran sağanaklar şeklinde görülür. Bu yağmurlara yakalananlar iliklerine kadar ıslanırlar. Çoğunlukla birkaç saati aşmaz ancak önemli bir miktar bırakır. Koşullar uygun ise dolu da meydana gelebilir.
Bir de arkasından gökkuşağı çıkar ki enfestir... hele ki bozkırdaysaniz...
Genellikle memurların işten çıktığı saatlerde indirdiği için bunlara "memur ıslatan yağmurları" diyenler de vardır.
Bu yıl hemen, hemen tüm coğrafi bölgelerimizde gerçekleşmekte olduğu için, kırkikindileri hiç duymamış gençler de "üniversitelerin bahar şenliklerini, mezuniyet etkinliklerini, konserleri iptal ettirmesi ve adeta felakete dönüştürmesi nedeniyle bu yağışlarla tanıştılar.
Ayrıca, bu yağmurlar kısa süreli ama şiddetli sağanaklar halinde yağdığı için alt yapısı kötü olan yerlerde maalesef sel baskınlarına neden oldu.
Bu bahar sağanakları pekçok edebiyatçımızı da etkilemiş, edebiyat eserlerine isim ya da konu olmuştur.
Örnek olarak çok sevdiğim büyük edebiyatçımız Necati Cumali'nin şiirini aşağıya aktardım.
Ardında mis gibi toprak kokusu ile gökkuşağı bırakan bu yağmurların hepimizin kalplerine yağıp yıkaması dileğiyle,
Kırkikindi Yağmurları
Sabahları aşık değilim dedim Hakikaten de öyleyimdir Her sabah rahat, neşeli olurum Hatta sesime bakmadan türkü söylerim
Herkes gibi işime giderim bende Çalışmak sanki özlediğim bir şeydir Sonra yavaş yavaş o aklıma gelir Havam bulutlanır gitgide Peşinden koşmaktan yorgun düşerim
Çekilmez olur artık şehir Bilirim şimdi kırlarda Bir hayvan sakince suya eğilmiştir Trenler geçip giderken küçük kuşlar Durmadan yer değiştirir telgraf tellerinde
Gitsem gezinsem derim limanda Rıhtım kahvelerinden birinde otursam Bir şey içsem ve dönsem Değiştirsem elbisemi, Yahut uzanıp saatlerce uyusam Belki bu dertten kurtulurum Derim ama akşam olur Gene kapına düşer yolum. Necati Cumalı