Kitabın Ortasında Bir Sayfa
***
Kitabın ortasında bir sayfaydım, ne başlangıç kadar masum, ne son kadar yorgun.Beni okuyanlar oldu ama kimse satır aralarımı görmedi.Herkes cümlelerimi ezberledi, sessizliğimi unuttu.
Bir köşemde kurumuş bir papatya saklıydı, kokusu çoktan gitmişti, hatırası hâlâ bahardı.Bazen çevrildim aceleyle, bazen uzun uzun bakıldı yüzüme ama en çok yarım bırakıldığım yerde canım acıdı.
Şimdi biliyorum, İnsan da biraz kitaptır.Kimi kapağına âşık olur, kimi adına.Çok azı ortadaki o sessiz sayfayı okuyacak kadar yüreğini açar.
Ben bir kitabın ortasında unutulmuş sayfayım.Ne ilk heyecanın telaşı var üzerimde,ne son cümlenin vedası.Sadece zamanın parmak izleri, katlanmış köşeler ve okunurken sessizce dökülmüş birkaç damla gözyaşı.
Kimse bilmez, en çok ortalarda yorulur hikâyeler.Çünkü başlangıç umutla yazılır, son ise mecburen tamamlanır. Asıl yükü kimsenin dönüp bakmadığı sayfalar taşır. Ben de öyleydim.Bir ömür başkalarının cümlelerini güzelleştirirken kendi cümlelerimi susturdum.
İçimde konuşamayan çocuklar büyüdü,sararmış mektuplar uyudu, adını söyleyemediğim özlemler her gece başka bir harfe dönüştü.Bir Haziran kaldı kapanmayan yerimde.Bir gidiş mürekkebini gözlerimden aldı.
Şimdi biri beni açsa, eski bir kitabın ortasında sessizce bekleyen bu sayfayı okusa belki kendi yarımını bulacak. Çünkü bazı insanlar birbirini tanımaz,aynı acının altını çizer sadece.
Ve ben biliyorum artık hayat en çok ortasında kırılıyor Ìnsanın. Ne geri dönebiliyorsun ilk sayfaya,ne sonunu değiştirebiliyorsun.
Elinde yalnızca kimsenin önemsemediği ama bütün hikâyeyi taşıyan o orta sayfa kalıyor, işte ben tam da oradayım.Sessiz ama hâlâ okunmayı bekleyen bir cümle gibi.Ìçimde sakladığım mevsimler birer birer döküldü avuçlarıma.Bazı vedalar kapıyı çarparak gitmez bir kitabın ortasında unutulmuş ince bir ayraç gibi kalır. Sayfa çevrilir, hayat devam eder ama eksik kalan cümle her satırın gölgesinde yaşamayı sürdürür.
Gülüşlerimin altında kimsenin görmediği çatlaklar var. Her "iyiyim" deyişimde bir harf eksiliyor ömrümden. Rüzgâr çeviriyor ömrümüzü.
Ìnsan en derin yaralarını noktalama işaretleriyle gizler. Bir virgül olur bekler, bir üç nokta olur susar, bir nokta koyar ama hiçbir zaman gerçekten bitiremez, ben de bitiremedim.
İçimde hâlâ dönüp duran çocuk sesleri var. Bir kapının önünde bekleyen özürler, gecikmiş sarılışlar, geri dönemeyen adımlar. Hepsi aynı sayfada yaşıyor. Gözyaşı mürekkebe karışınca hiç bir kelime eskisi gibi okunmuyor artık.
Bizim hikâyemiz yarım kaldı kardeşim, içimde suskun bir Haziran kaldı. O gün bu gündür takvimler aynı acının sayfasında duruyor. Adını ansam boğazım düğümleniyor, suskunluğum senden kalan en ağır emanet oldu bana. Ne söylenmemiş sözler bitti,ne de içimdeki özlem.
Sana yetişemeyen sesimle her gece yeniden konuşuyorum. Belki rüzgâr taşır diye özürlerimi Gökyüzü’ne bırakıyorum. Gözlerimde hiç dinmeyen bir yağmur yağıyor.
" İnsan bazen hayatın tam ortasında kaybolur ve kendini bir kitabın ortasında unutulmuş tek bir sayfada bulur."
Silip silip yeniden yazıyorum cümleleri. Her kelimede biraz seni arıyorum, her virgülde bir dönüşünü bekliyorum. Değiştiriyorum eski satırları, belki bir cümle seni geri getirir diye. Yokluğun kitabın ortasında kaybolmuş boş bir sayfa gibi kalıyor hep.Ne kadar düzeltsem de, ne kadar yeniden başlasam da eksik kalan hep aynı yer oluyor.
Ben hâlâ o sayfadayım, kalem elimde,mürekkebim gözlerimde.Ve anlıyorum bazı cümleler tamamlanmak için değil, özlenmek için kalır. Bazı hikâyeler bitmez, sadece bir tarafı susar, diğer tarafı ömür boyu aynı sayfada bekler.
Bir insan geçti buradan, sevdi, sustu, kırıldı ve gitti. Ardında unutulmayacak kadar derin bir sessizlik bıraktı bize,aynı kitabın ortasında, aynı sessiz satırların arasında.
Seni çok özlüyorum..
sevay