Küp Şeker
Küp şeker gibiydim bir zamanlar. Sert görünen ama pırlanta gibi parlayan bir benlikti benimkisi. Zaman dünyaya gelen hiçbir şeyi sağlam bırakmadığı,insanların benliklerini değiştirdiği gibi beni de olduğum gibi bırakmadı,değiştirdi. Hayatın içine tek başına itilen bende ufacık bardağın içindeki kan kızılı sıcak suda eriyen bir şeker gibi dağılıp kayboldum. Önce paramparça oldu benliğim. Hayatın zorluklarıyla karşılaştıkça sağa sola savrulmaya başladım. Hayat, insanlara farklı şekillerde darbe vuruyor. Bu darbeleri yiyen insanların değiştikleri gibi bende bu kızıl hayattan yediğim darbelerle değiştim. Ufacık parçalarda yeni insancıklarımı oluşturdum. Bu insancıkları sevselerde sevmeselerde bunların bütünüyüm ben. İnsancıkların bazıları hayatın ahengine karşı yenik düşüp yüzeyde kayboldu. Onlar benim hiçbir zorluğa karşı gelmeyen,haksızlıklara karşı sesini çıkaramayan,geleceği hakkında hep olumsuz düşünen,olayları hep kendi köşesinden sessizce seyreden insancıklarım. Bazısı ise kendisini zorla yüzeyde tutanlar. Kendisini hayatın darbelerine karşı zorla koruyanlar. " Bırakmayacağım ipin ucunu,gücüm yettiğince var olduğumu göstereceğim" diyenler. Haksızlıklara karşı kendini sonuna kadar savunanlar. Sesini her daim duyurabilen insancıklarım. Korkak,çekingen,sessiz,zorluklara karşı yok olmayı seçen insancıklarda benim parçam. " Ben buradayım asla yok olmayacağım,sesimi her zaman duyuracağım" diyen insancıklarda... Beğenselerde beğenmeselerde ben küp şekerim. Zamana inat,hayata inat,insanlara inat erimeye direneceğim. Biliyorum eritecek beni de zaman; ama ben ona direnmekle "BEN" olacağım. ERİDİKÇE TADIMI KATACAĞIM BEN DE HAYATA...