Maskeli Balo
Sahne malum, oyuncular sıradan eser ortak bir çalışma günbegün işlenen, hayatın tam bam telinden acımtırak bir taraf hatta bazen zurnanın son deliği bile, sesiyle bu işe yaftalı taraf. Oyuncular heyecanlı, sabırsız alan geniş ne ararsan var, bol çeşit yani...
Dünya var oldu olalı hep aynı düzen, çok az var biçimde değişen işte başladı kapıda cazgırın nüktedan bağrışması, daveti samimi başlıyorrrrr..! hadi başlıyorrrrr..! yılların hayatın gerçekleri bildiğiniz ama görmedikleriniz başlıyorrrrrrrr..! bu hayatın en suni tartışması yüzler gizli vücutlar ayan beyan ortada cahillik diz boyu, yalan dolan mide bulandırıyor, poşetler müesseseden..
Maskeli balo bu; maskesizler tiyatrosunda son gösteri bir ışıkçı aydınlattı sahneyi, bir ışık aydınlattı yüzü, bir yüz aydınladı sahnede, bir anda ayan beyan görüldü yazdıkları seyirciler masum, hassas sefil ve asil, seyirciler ilgisiz seyirci kendinden başkasına, sevgisiz. bir çocuk bekliyor herkes bilmediği oyunda bildiği tek figüran
Sahne üç; bölüm iki, bir çocuk çıkacak ?kral çıplak' diyecek. Kral yüzsüz, kral güçlü ama kralın umurun da değil; çıplaksam ben çıplağım
Sahne beş; bölüm dört, esrarengiz bir yabancı erostan yemiş oku, vuruluyor bir körpeye körpe; aşüfte bir heyecanı alıyor eline atıyor seyirciye ve başlıyor gülücükler ağlanacak halimize sahneler devam eder gider hayat gibi yani bam telinde cambazlar oynar gelip giden kalabalık Tüm insani duygularla birlikte bencillik, kıskançlık, nefret, sevgi, hırs acı verir bilinmez maskesiz tiyatro biter çocuk çıkar sahneye bağırır ?kral alçak' bir çocuk çeker perdeyi... Kral krallığıyla kalır, biletler yanar sıradan insanlar ruhlarını eğlendirir.
Maskeli balonun maskesiz oyuncuları hep sıradan kalır.
?'dervişin fikri neyse, zikri de odur'