Okunan Nedir?
Dieser Beitrag wurde am 25.03.2018 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
Okunan nedir? Gökteki kuyruklu yıldız , bir an ..
Ya da yazmaya başlamak ; hazırlanmak gibi sanki bir şeylere.. Düşün işte, bir şeylere hazırlanırken ulaşmak istediğine doğru gidilen bir yol .Yazmak da öyle,insan okuyamaz yazmadan düşüncelerini. Kitap.. İşte bütün kuvvetiyle duruyor karşımızda . Nice düşünce badirelerini atlatmış ve olmuş bir kapaktan daha ileri şekliyle. İnsanda mı böyle? İnsan tam anlamıyla bir kitap gibi mi ? Kendini tamamlamadan , birkaç düşünce badiresi mi gıdıklıyor varlık kaşıntısını? Bir kitabı al ve düşün... Kitap olmadan ki halini düşün, o zamanda bir kitaptı . Sadece kayıptı, sahibinin düşünce dünyasında.. Ekildi,süzüldü,elendi,yandı ve bir kitap oluverdi. ( olmak...) Ya şiir , şiirde böyle midir? Şiirde her zaman sahibinin yokluk sesleri duyulur. Sahibinin taşıyamadığı bir parçası saklıdır,şiirde .. şiir var olmaz , şiir var eder... şiir olmayı istemez , oldurmayı ister. İşte tam bir şiirin başında anlarsın ne kadar olduğunu , ya da bitirdiğin bir şiirin sonunda anlarsın ne olduğunu. Kitap öyle değil , kitap var olur .. aynı bizim gibi... Bir diğer özellik reçetesinde kitabın çağıran öyküsü yazılıdır , derde deva olan.. Yani kitaplar da insanlar gibi çağırır arkadaşını , insanlar gibi yabancılaşır birbirine .. kitaplar arasında bir dil hali , iletişim var mıdır ? Duymadım daha,ama bir kitabın bana seslendiğini ve beni arzuladığını duydum.. ölü bir kitabın peşindeyim birkaç zamandır ; ölü bir kitabın yasını tutmaktır arzum.. ona bir insana duyduğum hüznün çok fazlasını duymak isterim.
Yazmak , o kutlu yolculuk.. Kendime verdiğim hesabım , kendime tuttuğum hesabım. Belki de kendime çektirebileceğim en büyük azabım. Korkarım yazmaktan, çünkü her yazdığımda eksildiğimi hissederim an be an! Çoğalmak için kitapların seni çağırmasını bekle , azalmak için yaz.. Hep bu döngünün içinde bir dengeyim ben , dengesin sen ve dengeyiz.
Birde yazdığımı okutmak var , bu his her zaman utandırır beni.. İnsan eksildiğini haykıramaz. Ya da eksilmediğini mi kanıtlamak ister , bakın bir parçam burada benim , eksilmedim diyebilmek için mi ? Söyler misiniz , size de oluyor mu aynı şeyler ? Yazmak korkutur ve zamana karşı dondurur beni.. Bir kitap böyle serzenişlerin hissini içinde yaşatır.Bu yüzden kitabı okurken , hiç anlam veremediğim şekilde çığlıklar işitirim. İşte bu çığlık eksilmenin getirdiği bir çığlıktır. İnsan çoğalmadan , ne kadar eksilebilir?
..Ve insan neyse öyle duyar bir çığlığın sesini