Şalvar Davası
bu hafta yine düğün var...
geçen hafta, ondan önceki, daha önceki daha daha önceki... hayat keşmekeş hep düğün, hep düğün üstelik her hafta üç, beş
bu ne kardeşim ya, cin mısır gibi her sokakta bir düğün davetiyenin biri kapıdan biri bacadan yağıyor posta kutusu, tanıdık esnaf dükkanları, cami kapısı, kuş yuvası, ördek gagası, gökden davetiye yağıyor her düğünde tomarla yeni davetiye de cabası...
önce davetiye, peşinden telefon, olmadı mesaj dahası da var; sen gelmezsen olmaz ha! valla darılırım sanırsın gitmesem düğün iptal olacak bardak sınırına geldi amma, ha çatladı, ha çatlayacak...
her hafta sonu bir telaş, pür telaş cebimde, çantamda, çıkınımda, bohçamda zarfımda, paçamda bir dolu hediyelik, dağıt babam dağıt iyi güzel, hediyeleşmek hoş da, cep delik cepken delik...
daha dur! bitmedi öylece bıraksalar öpte başına koy her düğünde illaki yemek te yenecek hem de tıkabasa rahatsızlık, diyabet, tansiyon, kolestrol, kalp, böbrek, fıtık, prostat... istediğin kadar say kime söylüyorsun olmazzzzzzzz valla olmaz yemek yemeden bırakmam, darılırım töbossun yav yeni düğünden geliyorum bu sekizinci düğün, çok fenayım, göbek çıktı, kılçık kaçtı, boğazıma çıktı külahıma anlat sen adamın yemeğini ye de, istersen göbeğini çatlat...
yemek te tamam! e hadi bana müsade... haaa öyle kolaydı, yoook öyleee ya ne, seni oynatmadan göndercez haaa! yav ben anlamam, oyundan moyundan çokta tııın, sen ne eski kulağı kesiksindir, seeen len o eskidendi, yaşlandık, hastayık, kelim var, yerim dar, yenim dar, tuvaletim var, kime söylüyon ki, zeybek, misket, horon, teke zortlatması, olmadı, Ankara havası, uzayıp gider bu mesele, bitmeyen şalvar davası...
iyi, güzel, hoş düğünler olsun, çocuklar evlensinler, muradlarına ersinler, neslimiz sürsün, ülkemiz büyüsün, gelinler yürüsün, çocuklar büyüsün, her şeye eyvellah, tamam da!
anlamadığım bir şey var! düğün bitiyor, herkes gidiyor iki kişi bir odada bunu aleme duyurmanın ne anlamı var...
yaralı kurt'tan...