seni kabullenmek; kendimi reddetmekti...
Biliyorum, seni kabullenmek; bu yalnızlığı da kabullenmekti... sessizliğinde ses aramaktı... en yakınındaki, uzaklara bakmaktı... Seni kabullenmek; susmayı kabullenmekti, içindeki tüm haykırışlara rağmen... özledim demeyi özlemekti... Seni kabullenmek; saniyeleri, saatleri saymayı kabullenmekti... beklemekti günlerce seni, nice umudu birbirine ekleyerek, umutsuzluğun koynunda... Seni kabullenmek; sabretmekti, umut etmekti... Seni kabullenmek; sendeki aşksızlığı da kabullenmekti... bakışlarındaki o anlamsızlığı anlama çabasıydı... Seni kabullenmek; çalmayan telefonlara kilitlemekti zamanı... senin sesinden hayata karışmaktı... Seni kabullenmek; uykusuzluğu kabullenmekti... uykuyu feda etmekti senle dolu düşler uğruna... seninle doldurmaktı geceleri... Seni kabullenmek; uzun süreli açlığı kabullenmekti... sana aç, zamana tok kalmaktı... Seni kabullenmek; seninle dolu kalbi, teninin sindiği teni, gözlerinle aralanan gözleri, ellerinle ısınan elleri kabullenmekti... Seni kabullenmek; aşka dair bildiğim her şeyi yeniden şekillendirmekti... Seni kabullenmek; tinselliğin içinde tenselliği bulmaktı... Seni kabullenmek; zamansızlığı, insansızlığı ve yarınsızlığı kabullenmekti... Seni kabullenmek; kendimi reddetmekti...