Senin Gitmene İzin Vermek
Gitmek! Senin gitmene izin vermek!Ne kadar acı, ne kadar zor, ne kadar imkansız...Cümle şu haliyle dahi çok canımı yakarken, aslında bu cümlenin kelimelerinden ötürü bu kadar can yaktığını düşünmemiştim. Elimde çayım odamda kendi kendime konuşurken keşfettim bunu.Yok yok daha delirmedim korkma.Bir yandan da ezan okunuyor.İlahi birşeyler aramıyorum içinde ama var olduğunu biliyorum.Durup dururken yazma kararı aldım ne derece doğru ne derece yanlış hiç mi hiç önemi yok şuan.Mühim olan en azından şuan ki duygularımı dökebilmek.Bunu bazen o kadar çok istiyorum ki yani duygularımı yazabilmeyi.Bazen kalem düşman geliyor gözüme, bazen kağıt, bazende kendi gözüme kendim düşman geliyorum, bazende düşüncelerim.Diyor ki içimden bir ses:'Niye yazasın ki sen öldükten sonra bir önemi mi var yazdıklarının yani şaheserler bırakacağını mı düşünüyorsun yada seni anlayacaklarını?Sen öldükten sonra seni neden anlama gereği duysunlar ki?Yaşarken görememişler sendeki seni öldükten sonra ne yapasın ki?' Neyse mevzuya gelelim.Heh, kelimelrde gizli bu cümlenin acısı demiştim."Sen".Başlı başına bir acı ifadesi benim için...Sen ,seninle özdeşleşen,benim içine girmeye çalıştığım ama kapıdan kovulduğum ancak girmeye çalışmaktan da hiç mi hiç usanmadığım bir SEN! GİTMEK! Vay be...İlkokulda kaldı diyordum tek başına kullandığımız fiileri.Artık karmaşık uzun cümleler yazıyoruz.Belkide bıraksalar bizi, paragraf boyu sürsede noktasını koymayacak gibi yazarız.Karmaşıklaştıkça kelimelere verdiğimiz anlam değişti, evrildi.Gitmek 'ali eve gitti.Emel eve gitti' gibi basit ve gerçekçi cümlelere yüklem değil artık.Gitmek fiilinin anlamı, anlattıkları anlatamadıkları değişti aslında.Fiil artık bir acı ifadesi taşımakta.'O gitti' demek ne kadar mümkün?Ağzımda kelimeler geri dönüyor, tam suratıma çarpıyor, boğazımda düğümleniyor.Kalıyor orada.Gitti diyemiyor aklın, kalbin.Gitmesin istiyo, bitmesin diyor ama engel olamıyorsun işte...Ama yinede son bir kez 'gitme' demekten kendini alamıyorsun. 'İzin vermek' aslında güzel bir anlamı var dime? İzin yani olmasını istediğin birşey için üşenmeden senden üst birisinden ya da herhangi birinden müsade istemen.Yani bunun nerede kötü anlamı var ki diyebilirsin bana.Ama iki olumsuz, iki acı içeren kelimenin yanında koyduğunuz zaman inan kelime bile bence bundan nasibini alıyor.'gitmesine izin vermek'.Bunları bildikten sonra bu cümleyi söylemekte zorlaşıyor. İşte böyle yazmak geldi içimdenve yazdım üşenmeden.Birşey ispatlama gibi bir derdim yok.Kendimi iyi hissediyorum hepsi bu.Yürekte, akılda salkım saçak dolanan cümleler biraraya getirilince böyle birşey çıktı. Senin gitmene izin vermedim aslına bakarsan.İzin vermek zorunda kaldım.Sen artık "ben beceremiyorum" dediğinde daha ne yapabilirdim ki.Sana yardım etmek istedim kabul etmedin.DEğişmek istemedi.Bulunduğun yerde mutluydun çünkü.Gel beraber mutlu olalım demedin.Dedin ama ben gelemedim.Neyse olmadı.Sonuç sen gittin ben izin verdim. ŞİMDİ SEN SÖYLE"GİTMİYORUM, SENDE GİTMEME İZİN VERME" DE!!!!!