Şerefine
Karmakarışıktı.Yaramaz bir kedinin oynadığı ip yumağı gibiydi ellerim.Sonunda battı güneş;gölgeler küçüldü,küçüldü,bitti.Benim zamanım şimdi:Gece! Baştan çıkardım gölgelerde oyunu Seni baştan çıkardım Ellerimde iplerin var... Binlerce kez gördüm seni,binlerce yüzünü.Görebilen gözlerim için inandım Tanrı'ya birkez daha.Her yüzünde ayrı bir koku,şimdiyse ölü balık kokusu yüzün... Her dokunuşum ayrı oyun Şimdi sıra bende Kocaman bir gülümseme taktım O matemli yüze Belki cennet sadece benim annemin ayaklarının altındadır.Yanlış edilmiş bir cümleciktir o.Geç de olsa güzel yerini öğrenmen.. Zaferin doyulmaz hazzı var içimde Azar azar tadıyorum bitmesin diye Eğil önümde eğil ki Bitişini kutlayalım.. Sabaha karşı girilir denize Smyrna'da,elinde bir şişe kırmızı şarap ile.Yok,birinci sınıf değil,köpeköldüren içilir sabaha karşı ve denizin içinde..Efsaneymiş ''köpeköldüren''şarabı,seni öldürmedi. Dur,rengidir kırmızı Kangren renginde şimdi şarabım Olmayan şerefine kadeh kaldıralım...
(Tuana Aytaş ile ortak çalışmadır)