Sevgi
Kalp midir insana sev diyen ? Yoksa yalnızlık mıdır körükleyen ? Sahi sevmek nedir? Bir muma ateş olmak mıdır? Yoksa yanan ateşe dokunmak mı ? diyor Hz.Mevlana Sevmek...Sevmek yanmaktır aslında.Ve içinde yanan ateşi her daim körüklemektir... Sevdim hem de yanarcasına .Bir kaç ay süreceğine inandığım o sevgi yakıyor artık beni.Kalbimin bir kelebek gibi kanat çırparcasına atmasının aşkdan olduğunu anladım .Şimdi atmıyor öyle , duymuyorum yüreğimin o nefesi kesilircesine koşuşturmasını.Kelebeğin ömrünün bir gün olduğunu hatırladım .Ölmüştü içimdeki kelebek ama duruyordu içimdeki cesedi. Atamadım onun her noktasında ayrı gizemin saklı olduğu bedenini ve ağırlaşıyor gittikçe içimdeki yeri. Kelebeğin ömrünün AŞK , cesedinin ise SEVGİ olduğunu anladım .Aşk hafifti ama sevgi çok ağır geliyor bana. Bir zamanlar bırakamadığım elini şimdi tutamıyorum , hayran olduğum o gözlere bakmak korkutuyor beni. Hani bir çocuk annesi işe giderken ağlar ya işte aynı öyle bir haldeyim o yanımdayken bile gidecek diye korkuyorum.Bir an için onun olmadığı bir yerde kendimi buluyorum ; nefesim kesiliyor , içimde bi cam kesiği oluşuyor ve üstümden atamadım bi yükün altında eziliyorum .Silkiniyor ve saçmalama diyorum kendime ?.Kafanda senaryolar kurup acı çekiyorsun' ... İnsan baştan düşünmeliymiş olacakları şimdi anlıyorum. Dibini görmediğim denize atladım ve şimdi boğuluyorum. Yüzeye çıkmak için gereken o gücü bulamıyorum kendimde. Yüreğimdeki sevgiyi o kadar beslemişim ki ağırlığı altında eziyor beni. Ne kadar çırpınsam da her defasında biraz daha dibe ilerliyorum . Zamanla nefes alamıyorum , kalbim durmaya hazırlanıyor. Dibe battıkça ondan biraz daha uzaklaştığımı hissediyorum ve bu bana acı veriyor. Ayrılığın merkezinde olduğumuzu görüyorum. Son kez gözlerine bakmak istesem de yüreğim kaldıramıyor bunu . Biliyorum ki onun nefesini tenimde hissetmek bile yeniden canlandıracak beni .Ama şartlar izin vermiyor benim yaşamama. Bazen hayat bizim isteğimiz dışında ilerliyor. İki kişi var , iki seven yürek...Ama ne ben ona KAL diyebiliyorum ne de o GİTMİYORUM diyebiliyor. Akıntının sürüklediği bi sandal misali savruluyoruz farklı yönlere. Ve içimde bir ses...Yüreğimin derinliklerinden gelen ince ve ağlamaklı bir yakarış ?gitme sevgilim bırakma beni , ben sensiz bülbülü olmayan bir gül gibiyim ? diyor ama duyuramıyor sesini . Sen gideceksin bense sana ait olan bu sevgini içinde boğulacağım. Sevgim her gün biraz daha artacak ama o sevgiyi vereceğim ,sevgimle besleyeceğim SEN yanımda olmayacaksın... Bir gün içimde bir kelebek hayat buldu o AŞK tı , sonra aşk öldü yerine SEVGİ geçti .Bu sevgide ben ?gül'düm , sen güle sevdalı bir ?bülbül' ...Ayrılık vakti geldi bülbül gitti gül soldu . Kısacası CANAN gitti CAN öldü...