Sıra Siz de
Bir gün daha geceye döndü, geceden kızıllığa,kızıllıktan sabaha...Daha kaç güne veda edip kaç güne hoş geldin diyebileceğimiz meçhul.Önemli olan merhaba dediğimiz günler ya da hoşça kal dediğimiz günler değil önemli olan günü nasıl bitirdiğimiz ve güne nasıl başlayacağımız...
Hepimizin yüreğinin bir köşesinde özlem denilen o kor ateş yok mudur? Gün biterken ya da yeni günü karşılarken o bitmek bilmeyen hisle alıp başımızı gitmek yok mudur?Hepimizde derin nefes alabilene kadar içimizde ki hırçınlığı,özlemi boşaltıp bitirene kadar yürümek,koşmak,bağırmak yok mudur?
Vardır.Hem de en büyüğünden.Kollarınızı iki yanıp açıp okyanusları kucaklar gibi özleneni kucaklamak vardır içimizde.Bu adeta hayata dönmektir çünkü sarıldığınızda kalbinize kalp değer.Damarlarınızda kısa bir süreliğine de olsa yeni bir damar katılır.Nefes alışverişiniz düzelir.Aldığınız nefesi tam anlamıyla hissedersiniz.İster sarıldığınız anne-baba,eş-dost olsun ister can yoldaşınız.Sonuç aynıdır...Önemli olan kime sarılmak istediğinizi,kimi özlediğinizi,kimi beklediğinizi,kiminle nefesinizi bir bütün yapmak istediğinizi bilmekte.Bilerek günleri karşılamakta ve yolcu etmekte....
Evet bir gün daha bitti,bir güne daha özlem dolu yüreğimle hoşça kal dedim.Penceremden güneşin doğmasını beklerken nefesimi tutabildiğim kadar tutuyorum çünkü beklenen gelmediği sürece eksik nefes alıyor gibi hissediyorum.Ve özlenen gelmediği sürece de öyle olacak. Ben kimi özlediğimi, kimi beklediğimi biliyorum.O yüzden güne nasıl başlayacağımı ve elveda diyeceğimi biliyorum bildiğim içinde hayatı yaşanır kılıyorum...
Sıra sizde...;)