Sirke satmayın
Dieser Beitrag wurde am 18.05.2018 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
Mesele aç kalmak mı dersiniz? Hiç sanmıyorum, aç kalmak bir marifet veya bir özellik olsaydı eğer, herkes rahatlıkla yapabilirdi bunu...
Malumunuz, İslam inancına göre yeni bir ayın başlangıcı, Ramazan ayı başlamış bulunuyor. Nedense, ülkenin tuhaf bir özelliğidir, tutanlar, tutmayanlara düşmanca bakış yollarlar. Tutmayanlar da nedendir bilinmez, tutanlara küçük de olsa bir saygı duyayım anlayışında olmaktan çok uzaktırlar.
Elbette ki toplumun tamamını temsil etmiyor yukarıda yazdıklarım ama üç aşağı, beş yukarı durum bu veya buna yakın diyebiliriz.
Hep eski ramazanlardan bahsederiz, ne günlerdi diye yad ederiz, oysa, yeni ramazanları bozanların bizler olduğunu bir türlü keşfedemeyiz...
Dün sirkeyi gördüm masada, aklıma Ramazan Ayı boyunca oruç tutarak sirke satanlar düştü! Oysa, oruç tutanların veya tutabilenlerin ilk yapması gereken bal gibi olmak olmalı, işin doğrusu da bu değil midir?
Yani, ne iş yaparsanız yapınız, yaptığınız işin hakkını vermek gerek!
Öyle, ben oruç tutuyorum diyerek, gariban orucun arkasına hiç kimseler saklanmasın, o zamanı gelince kimseyi korumayabilir! Ameller, niyetlere göredir diye de bir şey var değil mi? Niyetiniz de ameliniz de yaşama yansıyan yanlarınız da temiz ve pak olsun lütfen...
Bunlar orucunu tutanlara veya tutamayanlara söylemek istediklerim. Tutmayanlara veya tutamayanlara ise söylenecek bir kaç şeyim var elbette.
Sizler de gereken hürmetten, saygıdan ve sevgiden uzak bırakmayın kendinizi. Her şey birlikte güzeldir bunu asla unutmayalım.
Oruç tutanlar, tutmayanları görünce orucun zevkine daha çok varabilir, tutmayan veya tutamayanlar da oruç tutanların aldığı keyfe, saygı duyarak ortak olabilirler.
Kısacası, sirke salatalarda, bazı çorbalarda ve raflarda güzel, suratımızda değil...