Susarak Anlattıklarım...
Ne zaman kendime, yalnızlığıma gitmek istesem Kapını çalarken buluyorum kendimi Hem yalnızlığa alışamadım, hem de yalnız kalamadım Çok gürültülü yalnızlıklarım, Çok kalabalık Artık kaldıramıyorum. Binlerce tartışmalar yankılanıyor. Her şey birbirine giriyor. Olmadık yerde bağırıyorlar. Susuyorum.
Yönetmen beni sevmiyor Tepkisizliğimi Her şeyi içime atışımı sevmiyor en çok Beni dışlıyor Ağlayacaksın diyor sırası geldiğinde Söyleyecek sözün kalmadığında Biraz hüzün dolmuşsa gözlerine Boşaltacaksın
Yönetmen bu yüzden beni sevmiyor Oynayacaksın diyor, Hayat bir oyun, hangi karakteri oynaman gerekiyorsa, ne söylemeni istiyorlarsa Onu söyleyeceksin, çok zeki bir çocuk, büyüyünce ne olacaksın, hiç gerek yoktu zahmet etmişsiniz, Siz gelmeseniz ben... ben mi? Ben hiç beceremedim Denedim yalan değil Komik geldi, çok komikti dostum, dayanamadım güldüm...
Ne çok sustun, ne çok alttan aldın Bende başlıyorum Yeter artık, neden anlamak istemiyorsunuz, ben onu mu kastediyorum, nerenizle dinliyorsunuz. (takdir edersin ki onlar susmuyorlar) Hep beraber bağrışıyoruz, Böylece sürüp gidiyor. Birbirimizi yanlış tanımış oluyoruz Kırıcı oluyoruz Dayanamıyorum, yine susuyorum Onlar ağlıyor Bana kırılmaya alışık değiller ya, o yüzden Duygusal ağlayıcıların suskun izleyicisi oluyorum Katı yürekli adam oluyorum
Bense hiç ağlayamadım Yanımdakilerden mi utandım bilmiyorum Belki Kendimi kontrol ettim Hüzünleri boğazıma düğümleyip Biriktirdim hüzünleri Birkaç aya kalmaz yalnız ve kırılgan bir gecede, bir yolunu bulur boşaltırım sandım Olmadı, Elimde kaldı. (ki hala bendedir)
Sonraları pamuk ipliğine bağlı taşıdım hüzünlerimi Hep dokunsalar ağlayacak gibi oldum Dokundular Sustum... Susmayı böyle öğrendim Ağlamamayı, Duygusal ağlayıcıların katı yürekli izleyicisi olmayı böyle öğrendim Değil mi ki bazen en güzel bağırmak O karşında otururken, içindekileri susmak kulaklarına Ve değil mi en güzel ağlamak, Kanlarını akıtırken kalbine Bir gülümseme göndermek gözlerine...
Yeter artık Beynim dönüyor Başım ağrıyor Beni böylece bırakıp gidip uyumayın Hiçbir şey olmamış gibi Yalnızlığımı verin bana Durmadan bağırıyorsunuz Avaz avaz ağlıyorsunuz beynimde Ne olur yeter! Susun artık Beynim zonkluyor
Bu yüzden kapını çalarken buluyorum kendimi Ne zaman sana gelsem Sana ağlasam sözlerimi Seni sarsam ve ne zaman gözlerine dalsam Yalnızlığımı bulurum Affetmeyi öğretir sıcaklığın, hem onları, hem kendimi Ne zaman öpsem seni Ne zaman çığlıklarını duysam sonra Beynimde susar çığlıklar, gözlerim kapanır, uyurum...