Suskun
Dieser Beitrag wurde am 17.07.2014 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
Boş ver sevişmeyi yağmur yürüyüşüne çıkalım dua ederiz yağmur yağar belki, eylülde üşengeçlikten yağamadığı suyu boşaltıverir serinleriz, kulakların ne güzel senin, bunlar ile benim sesimi duyuyorsun he, bak şimdi miyavlıcam kulağına, ne dediğimi çöz, öyle bedavadan ne dediğimi anlamak yok, miyaavv mir mır miav miiiavvvvv miav? bir kediden çok erkek kurbağaya benzedi sesim ama olsun
şimdi benim ismim yokmuş ne isim koyardın bana, ben ismimi bilmeseydim cansu derdim kendime seninle resim çektirmeyi sevmiyorum, ben çok bücüş kalıyorum yanında, hislerimizin orantısı eşitte boylar orantısız, bakma yüzüme öyle, koparılmış kır çiçeği gibi bakıyorsun derin derin nefes al ver tuT...oyy gülüşünü öptüğüm, tuvalette beslediğim örümceği iki çiştir göremiyorum üç toplu iğne başı büyüklüğünde, bi uğultusu var, ama sadece ben duyabiliyorum, sanki bir şey arıyor sonra saatlerce aynı yerde kalıyor üzgündü, bizim evin örümceği olmasına izin verdim, bana kalırsa kıpırtısız durduğu saatlerde önüne gelene sövüyor, bir keresinde tam 8 saat aynı noktada kalmıştı... o ara iyi giydirdi bence, ben de kendi payımdan bi iki cümle fısıldadım ona, umarım duymuştur..
boşver sevişmeyi gözlerin çok güzel, ben onların içinde rahat ediyorum, yaklaş, bak kendimi görüyorum, şu an üçkuyular karşıyaka vapurunda martılara gevrek atan halim var, böyle koklarım seni mmmmmmmm deniz koklar gibi, hem nasıl koklarım, saçlarım martı, beyazlaşınca daha çok martı ama uçamam ki ben, koşarım anca, hem nası koşarım, hafif hafif ,çünkü koşarken göbişimin sallanmasından hoşlanmıyorum ama gülerken göbişim sallanmasını severim, bu yüzden zayıf insanlara acırım, gülerken göbişin sallanmyacaksa ne anlamı var ki kahkaha atmanın geçen gece sana şiir yazdım, biraz kısaydı ama beynim eridi inan ki, hala kafatasımda akan bişeyler hissediyorum
şiir şöyle idi
sen aşksın..
Sigara ister misin Voulez-vous une cigarette fransızcasını da söyleyeyim, iste bööle dudaklarım kıvırıldığında kendimi seksi buluyorum ama yanlış anlama sevişmek istemiyorum, şu an mükkemmel ve standart üstü sadece konuşmak istiyorum hahhay, kendi eşsizliğimin tabi ki farkındayım, hadi standart üstü göğe bakalım, göğe bakınca boynun gerilecek damarlarını göreceğim diyeceğim ki işte benim erkeğimin kalbi ne güzel kan pompalıyor, insan yukarı doğru düşer mi keşke düşsek, bi keresinde yukarı doğru düşmek için baya bi zorladım, kendimi bi arabanın egzoz borusuna çarptım, dizim acıdı arabaya bir şey olmadı, şu dünya da bi avmleri bi kendimi çözememişimdir her şey var ama hiç bir şey yok, aradığın şey orada ama nerede ,bir keresinde bi ayakkabıyı üç buçuk ay boyunca aradım bulduğumda mevsimi geçmişti, hayırr hayır naneli şekerim, depresif yanlarımı otaya çıkarmamalıyım şimdi kafanın içine eder, bilirim sevmezsin kadınların baymış hallerini evet işte öyle gül, hep gül, gülmek devrimdir ben gülünce tekrar çocuk, ateşli bir genç, tesbihini huşu ile döndüren bi ihtiyar oluyorum yemin ederim duyuyorum babannemin sesini nilggüüüüüüüün ,dönüp bakıyorum babanneme, ama oyuna devam ediyorum, döndüğümde o en sevdiğim katmerler bitmiş oluyor beni neden çağırmadınız diye soruyorum, oynuyordun diyorlar,doğrudur ben hep oynarım 70lerde ateşli bir şair olurum duvarlara yazı yazarım o zamanlar toma var mıydı acaba, bilmem inanır mısın, karıncalar kimsenin umrunda değil, oysa onlar fillerden daha gürültücü, onları denize bırak, kıtaları aşarlar, ağaca bırak ormanları güneşsiz, yağmursuz, rüyasız, çiçeksiz, susuz, tanrısız yerde bile hayatta kalırlar çok ağlarlar ama kalırlar ben bir tek tanrısız kalamam bir gün beni düşünmekten vazgeçerse diye korkarım, çok üzülürüm, çölün ortasında kalmış ama ciğerim su dolu gibi boğulurum. bırak öyle şaşkın tavşanlar gibi bakmayı da söyle aşk nedir, aşk bulmacadır, bazen çözümü yarı yoldayken bırakılan, zaman zaman dönülüp bırakıldığı yerden yeni bir çaba sarfedilendir, yaşamın bilinmezliklerinden biri, cevap veremiyorsun değil mi, verme zaten, nazım hikmetler yunus emreler demiş zaten denilecekleri, sıkıldın mı, esniyorsun, şarkı bitsin vallahi susacam, bu şarkılarda bizimle dalga mı geçiyor ne arada yaparım böyle şeyler, en anlamlı şarkıları oturur dinlerim, tüm anlamsızlığımı melodilendirmek kadar güzel bişi yok şu dünyada iyi ki şarkılar var, ve de bedava, duyular sağlamken tadını çıkarmalı de mi..bi gün konuşamayacak güzel bir şarap içemeyecek hatta tek başımıza tuvalete bile gidemeyecek olabiliriz, doktorlardan nefret ediyorum hemşireleri biraz seviyorum, hastanelerin her nesnesi kederli gibi geliyor duvarları yatakları hatta doktorların boyunlarındaki stateskoplar bile, bilemiyorum doğru telafuz ettim mi,ne zaman öleceğimi bilmiyorum ama ölüm saatimi biliyorum 7:28, ama am mi pm mi onu da bilmiyorum reankarnasyona inanıyorum, yeni bir bedene gitmeden evvel kim şimdi ki bedenimi yıkıyorsa ona ayaklarımı oynatacam, aslında hangi renk giyinmişse ooo kırmızı yakışmış gözüm demeyi isterdim fakat korkutmaktan korkarım.
konuştukça düşünüyorum düşündükçe tamamlanan duygularımı öpesim geliyor fındıklı kurabiyem neden ölü bir karga görmüş gibi bakıyorsun ciğerparem, nereye gidiyorsun
tüm bildiklerimi şimdi pekiştirmem gerek
gel, sevişelim..