yağmur
hani rüzgarda fırtınada bir yere kadar ya bazen ağlamak ister insan bir yağmur gibi damlamak toprağa rahmet olmak ister hayat vermek ister sevdiğine sevdiklerine bir tebessüm bulmak ister ya yüzlerde bazen bir ahmak ıslatanda bazen bir sağnakta bazen bir çiğsemede benim yağmurum olmadı hiç hep ben yağmur oldum ya gözyaşlarında ya rahmet damlalarında ben toprağada düşmedim hiç ya kalemin mürekkebiydi yağmurum ya kağıda düşen bir kaç damla sonbaharın inceden uğultuyla esen rüzgarına eşlik eder ya damlalar benim yağmurluğumda böyleydi işte tamamlardım kendimi düşüncelerimde dobraydım bir zamanlar fırtınaydım eserdim kordon boyu durmazdım durmadım her rüzgar gibi her fırtına gibi her yağmur gibi bende dindim yağmur damlaları içime aktıkça büyüdüğümü hissettim ve şimşekler çakmaya başladı ilk yıldırımımı sende yedim ilk kez sende çarpıldım ben bırak rüzgarlara akıl vermeyi bırak yağmurlara boy göstermeyi bırak fırtınalara meydan okumayı şu güzel incinin hatrına gel şu kuraklığa...!!!