Yak Beni Şair
Zaman tüketiyorum baktığım Sisli aynaların yansımasında Dudaklarımı asılı sallanıyor Kimsesiz cam kenarlarında Yıkayamıyorum düşlerimi Gözlerimin içindeki kuyularda Günahlar bedenime sarılmış üşüyor Isıtamıyorum karanlığın acıtan kollarında Ört üstümü kapansın ayıplarım Ben boğulurken Çektiğim nefesin ucunda Hangi yalnızlığın eteğinin altına saklarım Utançlarımı söyle? Hangi ölüm koynunda emzirir beni Şair sakla beni toprağın ağzında
Cami bahçelerine ektiğim onca hayal Tanrı bile umarsız Kutsamıyor sularında Yeşertmiyor cennet kokusunu avuçlarımda Meleklerini göndermiyor nasırlaşmış rüyalarıma Ve? Hayatla başarısız bir evliliğin sonucu terk edilen ruhum Ondan bile yardım dilenemiyorum yapışamıyorum yakasına Yüzüm çivilenmiş kurumuş ağaç dallarına Eziliyor fırtınanın ayakları altında Şair at beni hasta bir dağın yatağına
Dul kalmış bir tarlanın ortasında Özgürlüğe uzanmak isterken Yırtık gömleğimin kısır cepleriyle Yarınlarımı doğmadan daha tohumken İliklerimde boğdum Duygularımı yitirdim ırzına geçilmiş Şehirlerin ortasında Şimdi? Her gece ölüme uyuyorum Bilmediğim bir koku sararken benliğimi Sabahlar ıslak uyanıyor döşümde Gölgem bile çocukluğumu itiyor Sızlanırken yaralar belimde Şair vur beni okyanusların göbeğinde
Onca kadının ah?ı mimiklerimde çizili Soluduğum havayı acının bilediği usturalarla kesiyorlar Dilimde dua üşürken Yitik bir aşkı düşürüyorum Sözcükler göğsümü parçalayıp Hücrelerimi delerken Umuda mavi gözlerle bakamıyorum Umut karaları çalıp siyaha bürünmüşken Yak beni şair küllerim onurlu ellerine değmeden
Artık beni imgesini ağlattığın şiirlerde yazma Griye boyama kalemini Karartma sayfalarında kelimelerini Yorgunluğu giyinirken Sancılarımı kasıklarıma sardım Aklımı gömdüm toprağa Şair aklımı? Yüreğim ağlarken Kerbela?da Şimdi kapat gözlerimi şiirin sonundaki noktayla (.)