Yavaşlama Manifestosu
Ey renkleri silikleşmiş kirli yüzlü çocuk Gülmeyi unutacak kadar neler yaşadın Anlat hele neler gördün Hem de daha on yaşına bile gelmeden...
Hep mi bir telaş olacak yaşantında be adam Dur durak bilmeden geçen zamana Mentol kokan gözyaşı mendillerine Hız çılgınlığının kanıyla dağıtılmış merhamet ordusuna inat Bir tuhaf sivil birliğin seremonisinde Karşılıklı atılmış imzaların acıttığı hayatlara Bir dur de...
Ey elleri kelepçeli Yolları karla kaplı Gözleri ama Geleceği iğdiş edilmiş insanlar Yavaşlayın biraz.
Tat almayı unutmuş herkes dinlesin beni
Ne içindir bu çabanız Neye yetişmeye çalışıyorsunuz Tüketime tapınan koca bir tarikat gibisiniz Uğruna ömrünüzü harcadığınız ?şey' için Ulaşsanız da sizi tatmin etmeyecek ?an' için Sağlığınızdan oluyorsunuz Düzensiz harcadığınız kaynaklar yüzünden Gezegeni bitiriyorsunuz Yapmayın!
Her şeyden önce düşünebilmek için bile Bindiğiniz hız treninden inmeniz gerek Yavaşlayın!
Hep mi bir koşturmaca olacak yaşantınızda O kadar hız yaptınız ki Neyi aradığınızı unuttunuz kimi zamanlar Yapmayın ne olur Biraz ninenizi düşünün Dedenizin ne kadar mutlu olduğunu Hem de hiçbir mülkü olmadan Modernliği bilmeden lüksü tatmadan Nasıl güzel yaşadıklarını düşünün
Mutluluğun sırrı için yüzlerce kitap okumaya gerek yok Pahalı ulaşılmaz hedefler için hayat tüketmek zorunda değilsiniz
Tatminsiz bir kuşağın bilinçsiz tüketicilerisiniz Farkında olun! Olan bitenin, üstünüzde oynanan oyunların Bilincine varın.
Aniden sokakta duyduğunuz bir akordeon sesi yetsin bazen Mutluluk için...
Telefonunu değiştiremediğinden değil Sevgilisinin elini tutamadığından kahrolsun gençler Kendine araba alınmadığından değil Dedesiyle gidemediği maç için üzülsün delikanlılar
Parayla alınamayacak şeyleri öğretin çocuklarınıza Koruması gerekenin bacaklarının arasındaki değil de Sol memesinin altındaki cevahir olduğunu Anlatın kızlarınıza
Tüm bunlar için Geleceğimiz için
İlk iş
Yavaşlayın
17.02.11