zaman esnek mi
Karanlıkta çıkan gofret çıtırsı kapı gıcırtısına paralel bi yansıma şu an.Tek kulaklığı çalışan mp3ten çift yönlü algı salgılanadursun.Paragraf olmadan sonsuza kadar gidebilecek bi harf boşluğu bu.Başı,sonu yok.Hep ortası oldu hikayenin.Ana fikri gelişmede değil midir zaten hayatın?Her başlangıç her son aynıdır.Bitmiş çayı yudumlarken boşluğu içmekle,dolu çayı yudumlarken sıcaklığından dolayı havayı yudumlamak bu yüzden aynı şeydir heyhat.Bitmek üzere olan şarj kırmızı ışığı gösterir.Kırmızı kendini belli eder,işaretlidir.Oysa pastel boyada da bulunur,pastelliğin postmodern olmadığı hiçlikte.Bremen mızıkacıları ilk hikayemdi bana ait olan.O an esas kız aradı gözlerim ardından esas oğlanı gördü gözlerim diğerlerinin hikayelerinin sayfalarındaydılar.Kurşun asker vardı birde.Bana ait değildi ama kıskandım o balerini.Kimdim ben kimsin sen..Yokluk..Boşluk..Ve o kapı aralığı.Eşikteyim ne içeride ne dışarıda.Ruhları kitinle kaplı böcekler bile geçebilirken o kapıdan.Böcekleri sevdim sevmediğim kadar.Gördüler seni,göstermedin kendini.Hikaye değilim ey insan.Diğerlerinden soyutluk beklerken benden somutluk istemen ne ilginç değil mi bilge şirin..Gitmeye de kalmaya da izin vermemek bu.Bilmediğin çok şey var diyebilecek değil mi ruh.Hiçkimse bilmez oysa,sen bile.Annen olamayacağıma göre kimim ben..