Bizim Olan/Gece Karası Gözlerin
Bizim söğüt dalımız
güneşe çalan
renk halindeydi
kırıldı
ve
açıldı
rengi kökü bir uçtan
bir uca mesafesiz
her gün farklı
yemişler veren
gül goncasıydı
sus/kanadında polen
sus/kanadında sevdan
sismik bir yitişin katları gibi duruyor zaman
mart, nisan, mayıs,
haziran, temmuz, ağustos
aylar; kara tren
/seni yitirmiş geri dönüyor sesimin yankıları/
samanın sarı evvelinde
gece karası gözlerin
Ve
başladı
sanki yaşanacak
sanki
yüreği kör eden bir bağırışla
oldu
olacak
gittin/kırıldı kanadım
gittim/döküldü boyaların
ve
tadında
çamlıca Gazozu
çimen yeşili ebruli dalgalar
çocuk heyecanıyla bayramlar
bilmem durur mu, burnu alyanak papuçların?
oğul/kız nazlı/dır
büyüklüğü yüreğin
çaresiz
Unutmanın
saliselere
karışan yaşamın
ve
dünden arta kalan günlerde
okudum
usta elleri ile
mahareti yüreğinde gizli
bizim olan yaşamın sayfalarını...