Erguvan Bir Mevsim Beklerim Hiç Solmayan Ve Yeşil
Adımlarıma adam yürümeleri çörediğinde ben yitirdim masum çocukluğumu
Girdap düştü payıma
Ben hezeyan baharlarda yeşil dal hayali aradım
Bili/mum tembihli yeminler sözlerime yüklendi
Ben yalan yollarda yalancı yolculuklar oynadım
Tembihler düştü közecimden
Ben..
yüklemlerin ezilmişliğinde kaldım
Fırat düşer bağrıma boğulur yüreğim mülteciliğine
Avunur Dicle kenarında yunan bir dilbere
Sevgili sanırım bana her gülümse/yene
Ne iyimserim...
Paçoz bir kadın düşer erilliklerime ben düşünmesem o hatırlatır cinsini
Söz meclisten dışarı der bana her akıl veren
Ben adam yürümelerimde büyüme/dim/mi acaba
Ya da masumiyetim hala bende küçük/mü kaldı
Anlamı yitik..
Ucube bir ninni soluklanır b/aşımda
Annem sanırım her kadını
Ben masum ağlaklarımı isterim
Kızıl bir bekleyiş annemi benden alır
Erguvan bir mevsim beklerim hiç solmayan ve yeşil
Kızıl bahar olsa
Alacağım genç s/olgunlarda kalır