Hakikâtin Merasimi 2.kaside...
Tüm hakikatleri!
Kaldırıyorum...
Aşkın davudi lugâtından.
Sorguya, suale meyil vermeden
Asıyorum şiir gecesine güneşi.
Hiç umursamadan!
Binlerce, Onbinlerce cümlenin arasından,
Sadece!
Bir kelime seçiyorum kendime.
Çıkıp GİDİYORUM,
Ebedi Yat! Kapısından...
Yanıma, yırtılan bir mektubun
Parçalarını!
Kalbime, çürümüş bir mahlûkun
Son kahkahasını!
Koyup GİDİYORUM,
Edebi Yalak! Diyarından...
Adımlarım sertleşirken
Astığım güneşin ışıldadığı yerde
Yerlerde sürünen,
Dizleri üzerine çökmüş,
O mahlûkun!
İbret verici heybeti seriliyor önüme.
Şu, gözlerime dadanan damlalarda ne?
Sen değil miydin?
Hükmü sefayı elinin tersiyle iten?
Sen değil miydin?
Bu vuslatın güneşini balçıkla kirleten?
Ben ki!
Şiir defterini kapattım senin yüzünden!
Haydi, geçti şiir sayhası,
Kalk süründüğün yerden!