Hayat ve İnsan
Çocukluğum aynı yerinde duruyor yüreğimin
birazdan taş atacak gibiyim karşı penceresine komşunun
birazdan anneme beyaz yalanlar söyleyeceğim çamura bulanan
ve birazdan en sevdiğim arkadaşımla kavgalar edeceğim
öyle küseceğiz birbirimize çocukça bir kaç ana kadar
Gözlerimin en hüzünlü bakışlarıydı akşam vakti
pencereye perdeler sıvanırken
sokakları susardı sevincimin
masallardan güneşli bir sabahı dinlerken yorgun babamdan
kirpiklerim tatlı bir uykuya tutunurdu usulca
ah nenemin ceviz kaplamalı sandığında
vakit bir başka hüzün söylerdi,
bir derin of ardından
hatıralar küflü naftalin kokardı
ben bilmezken sualsiz selamsızlığını zamanın.
buğulu aynada yüzümde çizgiler
ve bana yabancı bakan gözler
tarif eder gibiydi soğukluğunu toprağın
büyümek ummana salmak gibiymiş köhne bir sandalı
rüzgârı dilenirsin bitmez öteleri dalgaların
çırpınırsın meçhule.
hangi kıyıya varırsan yokluğunu anlatır ardına
gidersin .
bir solgun resmin kalır duvarda...