Küller Ülkesi
Ayrılık kelimesi derinlik ister;
Hem boşluk, hem yankı biriktirir.
Unutuşun geceye vardığı acı bir tonerde,
Yazıcıdan çıktı alıp imzalar gibi acımasızca,
"Seni sevmiyorum" kelimesi birikir.
Sözcükleri asıyorlar sevgilim,
Ve ben ağlıyorum...
Av, unutuluşun avcı yalnızlığında,
Lugatına bir sessizlik uğradı.
Bu geceler seni bana getirmeyip
Yepyeni sabahlara uğrattıkça ayrılığı;
Her anlam ve her zaman,
Hasret dolu bir yok oluş kaderimizde.
Kopuşun, çöküşün,
Yarım kalmışlığın hafriyatında
Cümle cemalat ihsan eyler yokluğumuza;
Sürgün kalbimde şikayet dolambacı,
Bir merhaba ile yosun tutar.
Sen gözlerim sanırsın...
Karanlık, yarada merhem yoksunluğuyla,
İlgisi olan o çaresizliği
Zeminden kopuk bir düşten kovarken;
Çölde bahtsızı arayan deve ile
Mecnun karşılaşırlar.
Hüzün ise çorak, yitik...
Kırık bir aynanın sisinde,
Beni yollara asar.
Durum halinde,
Dolaylı tümleç kadehleri kaldırıyorum
Anlık ayrılığa...
Dilara AKSOY