Küskün Eylül/Anne
/Bu kaçıncı küskün eylül
kaçıncı sonbahar
anne
gözyaşı sağıyorum bulutlardan
bıkmadan
yine.../
Annem
gül kokulum
ağlayarak uyandım bu sabah
yastığım ıslak
gözlerim buğulu
-Anne! Anne! diye bağırdım
niye cevap vermedin annem?
nasıl öldü derim sana
nasıl
söyle!
Bugün saçlarımı ören olmadı
biliyor musun?
en son pişirdiğin ekmeğin kırıntılarını yedim
hıçkırıklarımı katık edip
düştüm okul yoluna
acı acı baktı insanlar
ve yetim dediler bana
o ne ki?
nerdesin annem?
Sana nasıl öldü derim!
saçlarının kokusu duruyorken hala yastığında
kıyafetlerine sarılıp ağlıyorum
bugün gibi kokuyorlar taptaze
zayıf bedenimi dik tutmaya çalışıyorum
bırakmıyorum gözümdeki seli
başkalarının yanında
ve merak etmeyesin diye
emanetlerine iyi bakıyorum...
Zeynep uyuyamıyor geceleri
konuşamıyor
ama biliyorum
hasretin onu da yakıyor
annem...
yokluğun çok zor
yüreğim küçük daha
büyük acını taşıyamıyorum...
Anneler günüymüş yarın
herkes sarılacak, hediyeler verecek annesine
bense kara toprağa sarılacağım
Anne diye!
sana layık hediyeler alamam ben
bir gelincik getireceğim sana hediye
annem...
yandı içimde bir yerler
söndüremiyorum...
Çok erken oldu vedan
genceciktin sen anne
nasıl unuturum seni?
ne derim Zeynebine, badem gözlüne?
söyle annem
-Abla annem nerde benim?
derse ne derim?
ben bu yükü nasıl kaldıracağım anne!
Ne olur gel
gittiğin o kara geceyle
dua et benim gibi
bıraksın Allah seni bize
kara gözlü annem
toprak soğuk, toprak sert
korkma ama
yalnız değilsin
sana yüreğimi gönderiyorum...
Dün en sevdiğin battaniyeyi getirdim
üşüme diye
örttüm toprağını iyice
taşlar dizdim kenarlarına
rüzgar götürmesin diye
geceler ayaz hala
canım annem
iyice sarın, üşütme oralarda...
Yarın gelirim
gelinciğimi de alıp
yumarım yine gözlerimi
ninni söylersin en tatlı sesinle bana
duyarım
biliyorum çok uzaktasın
ama senin kalbinde bizle
canım annem
yüzün cennetin en güzel gülü olsun
eminim
melekler de kutluyordur şimdi seni
anneler günün kutlu olsun...
Tüm annelere
uzakta ve yakındaki...