Tarihe Not Düşüyorum
sağanak iklimlerin tekerrür eden ıslaklığında
sık dokunuşlarla çarpardı rüzgarın uğultusu tenime
sesim sevdalara tutulduğu keskin bir kış ayazından beri
acemi duygulara gebe kaldı suretim..
esrate zincir vurup kanatlarımı çırparken gökyüzüne
avazımda düğümlenmiş aşklar haykırıyordu özlemlere
kırık umutların kurşuna dizildiği korkuların boşluğunda
karma bir zamana yenik düşmüş mağrur sevmeler gözlüyorum
örselenmiş çiçeği burnunda körpe yürekler yıkıntısında
yosun tutmuş cümleler uzanıyordu boylu boyunca dibimde
her uyanış damıtıyordu ağız buğusunda isyanları sinsice
ve ters dönüyordu dünya nafile ağıtların gaddar hükümdarlığında
üzerime hüzünler yağıyordu kuşkularındayken gecenin
son bulmuş nice gelmeler gömülü buldum yeminlerde
ararken pervane misali masum bir kalbin resmini
siyahı beyaza tercih etmiş kısa aşklar dolanıyordu ayaklarıma
saf kalmış nasırlı ellerin çizgilerinde ağarırken gün
yazıyordu kader yazılmaz denilen siyah bir kalemle hükmü
tan kızılı sabahın eteğinde kurban ederken yalnızlığı
halka halka geçiyorum gökkuşağı renkli hayallerden
tarihe not düşüyorum bir zaman diliminde
aslı sahte astarlara değişmiş bakışlara inat
lal olan dilime çareler ararken kusursuzluklarda
her gün gül dikiyorum güneşe rüzgarın elleriyle
yol alıyorum tertemiz bir aşkın yağmur kokan çehresine..