Yalnızım
Oturmuşum bir kayanın en sarp yerine
Dalgalar yoldaş olmuş sakallarımla
Sigaramı ay ışığı ile ateşlemiş
Gül benizli yarin titrek ellerine sevdalanmış yüreğim
Ellerim bir şeylere uzanır
Bir yanda umuda hasret
Bir yanımda hasrete gurbet
Karşımda balıkçı fenerleri
Göz kırpıyor ve bekle diyor
Cebimde son yudumu var rakının
Ağ kokuları arasından
Deniz anası yaklaşıyor kıyıya
Annem aklıma geliyor ağlıyorum
Sonra başımı semalara dikiyorum
Yıldız kayıyor, dilek tutuyorum, ağlıyorum
Sonra ılık rüzgar yetişiyor yardımıma
Göz yaşlarımı savuruyor dört bir yana
Toprağa tohum, tene pınar oluyor, kızıla şafak
Birden parmaklarımda bir sızı beliriyor
Yine sigaram
Yine bana ihanet ediyor
Elime tükürüyorum
Küfrediyorum
Gülüyorum
Ve yine ağlıyorum
Bilmiyorum kaç zamandır buradayım
Bir vapur bekliyorum sanki
Bacasından siyah dumanlar yükselen
Direği arşa değen
Kaptanı sakallı
Tayfaları olmayan bir vapur
Biliyorum bugünde gelmeyecek
On yıl öncede gelmedi
Çocuktum top oynardım
Düşer kolumu kırardım
Buraya gelir vapurumu beklerdim
Martılar konardı omuzlarıma
Bir şeyler fısıldarlardı belki
Duymazdım ağlardım
Sonra gözlerimde yaş ayağa kalktım
Yataktan düşmüştüm
Herhalde kötüde bir düş görmüştüm
Hemen annemi aradı gözlerim
Onun sonsuzluğuna sarıldım
Ve son defa doyasıya ağladım
Ne sigaram vardı artık
Parmaklarımı yakan
Nede ciğerimi parçalayan rakım
Vapur gibi ütopyalarda taşımıyordum artık
Yüreğimi
Bedenimi
Ve gövdemi serdim sonsuzluğa
Yaşam için ölüyorum
Arıya bal
Memeye süt
Anaya evlat oluyorum
Ve insanları
Ve doğayı
Ve yaşamı seviyorum
Ölüyorum ve gülüyorum