Yaşıyoruz Öyle Böyle Değil
bir an durup bekle
bekle dur bir an
kuyudaki sarkacın vurduğu
gölgem üzerinde
aniden uyanabiliyorsak kan ter içerisinde
kanımız varsa
uyanabilecek müddette uyuduysak
bir şiir takılmışsa gırtlağımıza
belirginleşirken avuçlarımızın rakı beyazı
arıyorsak
kalemi, kağıdı benzer şeyleri
ki önemlidir benzemek bir şeylere
aynısı olmadan, birebir olmadan
aşk haricinde
hadi bulamadık kağıdı kalemi
asabildiysek kirpiklerimize
Mu medeniyeti şiirlerini
yahut güzel yağmur ihtimalinde
cezaevine bakan oda camı buğusuna
karalayabildiysek, öylesine yazabildiysek
ve en çok öylesine yazılanlar koyar ya insana
yaşıyoruz öyle böyle değil
türlü dertler arasında aşk ise
en çok gecenin kör saati bileklerimizi sıkan
görünüyorsa apaçık karanlıkta
gece kelebekleri
bulaştıysa, saçımıza sakalımıza
ateş böcekleri
biz bulaştıysak
bıçkın bir denize, ölümcül bir göğe
yıldızlardan seçebildiysek
göğüs hizamıza kazıyabilecek
ayın ondördüne
ondört gün boyu tutkunsak
yaşıyoruz öyle böyle değil
iki trenin karşılaşma anına
anbean tanıklık edebildiysek
birbirine teğet geçen
onlarca insan öyküsünü
düşüne düşüne
düşlerce
düşüne düşüne
bir yerlere dönebiliyorsak
hiç terk etmediğimiz
hiçbir yeri terk etmediysek
cesursak yani anlayacağın
yaşıyoruz öyle böyle değil
hayat tuzunu elde edebiliyorsam
malum kadınım, dudaklarından
dirseğinin değmesiyle dirseğime
sokaklar aydınlanıyorsa
sen aydınlanıyorsan
misal yüzün aydınlık bir sokaksa
tüm yollar çıkışlı
tüm yollar çıkışlı
her adrese ulaşılabiliyorsa
gözlerin sıcak
sımsıcak
soba sıcağında ev odalarıysa
aynalar üzerinde
güller, menekşeler açıyorsa
yaşıyoruz öyle böyle değil
aşk ölümden süresizce men edildi
iki kişi ölünmeyecekse